Rusyada 19.yüzyılın sonları yaşanırken dünyaya gelmiş olan Tolstoy’un ünlü aşk romanı Anna Karenina baş karakterin adını taşıyor. Erken yaşta kendisinden yaşça büyük biriyle aşk evliliği yapmamış olan Anna’nın hayatı Vronskiy’le karşılaşmasıyla altüst olur ve aralarında büyük ve trajik bir aşk başlar. Hikaye çok akıcı bir dille anlatılır. Ama roman sadece anna ve vronskiy etrafında dönmez bir çok değişik karakterin hayatıda okuyucuya gösterilir. Bunlar arasında şüphesizki en önemlisi Levindir. Bana göre Levin karakteri çoğu şeyi uç sınırlarda yaşayan biri. Hatta okurken bu karakterle Tolstoy’un kendisini anlattığını düşündüm. Çünkü ikiside 34 yaş civarında kendisinden 16 yaş küçük biriyle büyük bir aşkla evlenir. İkisi de zengin bir toprak sahibi ama halkla işçilerle çalışmaktan zevk alır. Yine ikisi de hayatın amacı,varlık nedeni ve din konularında arayış içindedir. Bu bakımdan okurken sanki tolstoyun kendisiyle konuşuyormuşum gibi geldi. Sonuç olarak oldukça güzel bir eserdi
Son olarak kitabı bitirir bitirmez 2012 yapımı Anna Karenina filmini izledim. Tabiki kitap uyarlaması olan her film gibi yetersizdi ve kitapta hiç bahsedilmeyen cinsel bölümler açıkça sergilenmişti ama bütün film tiyatro tatında çekildiği için beni oldukça eğlendirdi.