Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“İnsanın etinde, sesinde, gözbebeklerinde yaşantıya dönüşmemiş ya da boylu boyunca acıya dönüşmüş bir babanın o derin, kırıcı, o gücenik boşluğunu hangi sıcak söz bir iyiliğe, bir yaşama sevincine dönüştürebilir ki...”
Kaplanın Sırtında II. Abdülhamid’in tahttan indirilişi ile Beylerbeyi Sarayı’na dönüşü arasındaki süreci onun gözünden ele alarak anlatan bir kitap.
II. Abdülhamid yıllardır tartışma konusu olan bir Osmanlı padişahı. Öyle bir karakter ki seveni çok seviyor, sevmeyeni nefret kusuyor. Objektif bakış görmek neredeyse imkansız çünkü yazarları siyasi görüşleri şekillendiriyor. Bu noktada kitap beni şaşırttı. Çünkü Zülfü Livaneli’nin belli bir yeri var siyasi olarak ve o yerden beklenenin aksine Hamid sever bir üslup karşılıyor bizi.
Diğer açılardan klasik bir Livaneli eseri; akıcı dili olan, okuması keyif veren, kişiye bilgisel bir şey katmayan bir eser. Okunulabilir.
Birde Ermeni meselesi var; Zülfü Livaneli bu konuya değinmeden geçemiyor. Kitap ile ilgili söyleşisinde de, Türkler özür dilesin, diyor hatta. Özür dilemesi değil, dilenmesi gereken tarafta olduğumuzu görür umarım. Çünkü ben bu tatlı su solcularının kendi milletine yapılanları görmeyip, başkalarını yüceltmesinden fazlasıyla sıkıldım.