Az önce kitap okurken kulaklığımı takıp arka planda yağmur, ağaç, kuş sesi açmıştım. Fakat bir süre sonra aklıma bir düşünce takıldı. Büyükşehir hayatı öyle bir lanse ediliyor ki, insanlar doğanın huzurundan kaçıp bu bitmek bilmeyen koşuşturmacaya özeniyor; özeniyoruz. Ve üstüne bu koşuşturmacadan ; ses, görüntü, hava kirliliğinden bir süre sonra bıkıp yılda 1 hafta olsa bile uzaklaşmak ve kafa dinlemek için neredeyse servet harcıyorlar. Aslında biz doyumsuzuz. Elimizde olmayan şey bize daha değerli geliyor. Doğal ortamdayken şehir hayatını, şehirdeyken de doğayı özlüyoruz. Biz neden böyleyiz?