Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Muhammed Esed babası ile çatışmasıyla başlayan gençlik yıllarında sonu gelmeyen büyük bir Orta Doğu macerasına atılıyor ve bu süreçte kaleme aldığı makalelerle oldukça prestij kazanan bir gazeteci haline geliyor. Ancak bu yolculukların ona kazandırdığı yalnızca ün veya para olmuyor. Yahudi asıllı olan gazeteci bu süreçte samimi bir müslüman oluyor. İslamın nuruyla şerefleniyor. Esed kitapta hayatını kaleme alırken oldukça samimi bir dil kullanıyor, kitap roman tadındaki anlatımı sebebiyle de akıcı bir hikaye okuyoruz. Çevirmenin ve editörün başarısını da es geçemeyiz, hikaye gerçek olmasına rağmen edebi olarak öyle güzel bir şekilde yazılmış ki adeta ben de Arabistan çöllerinde deveyle yolculuk yapıyor, bir İranlı ile kahve içiyor, Afganlı valinin zengin sofrasına kuruluyorum. Filistin topraklarında yetişmiş zeytinleri tadıyor, Medine hurmasıyla orucumu açıyorum. Öyle bir tad öyle bir lezzet barındırıyor ki hikaye gezdiği coğrafyaların tüm sert rüzgarını ve sıcak güneşini üzerimde hissediyorum. Esed’in 1900’lerdeki Arap sorunlarını, Türkiye’nin kuruluşunu ifade edişi ise içinde başarılı bir gözlemi barındırıyor, realiteden asla uzaklaştırmadan çok yerinde tespitler yapıyor. Ayrıca islam tarihinin medeniyet ve ihtişamı hakkındaki hakikatleri, yüreğinizde hissederek bilgi sahibi oluyorsunuz. Eser aynı zamanda İslam dünyasının iç yüzünü de gözler önüne seriyor.
Böyle naif ve doğru şekilde hakikatleri dile getirebilmesine hayran oldum. Uzun lafın kısası kitap her yönüyle çok doyurucu ve keyifli bir okuma imkanı sundu bana. Son bir not eklemem gerekirse bir rivayete göre bu kitabı okuyanlar da müslüman olmak istiyorlar, İslam nuruyla şerefleniyorlarmış.