Eski âlimler şöyle nasihatte bulunmuşlardır, "Her hâl ve hareketimizde Cenâb-ı Hakk'ın huzurunda olduğumuzu düşünelim.Böylece ilahi ihsana münasip olmayan iş ve düşüncelerden uzak duralım."
Bu dünyada balıkların tırmanmaya zorlanıldığı gibi kuşlar yüzmeye, karıncalar uçmaya zorlanırdı.Etraf mutsuzlar ordusuyla doluydu. Hayattaki yerini bulamamış ve yaşama, bir kenarından eğri aksak tutunmuş insanlar.
Ya ben bu görkemli ağaca tırmanmak yerine, şu küçük derede yüzmek istersem?
Neyse neyse, bu sorularla vakit kaybetmemeliyim.Sürüye kapılmalıyım. Bu, ağaca tırmanan bir balık sürüsü bile olsa.
"Bir maksada bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder. Çünkü her yerde olmaya çalışmak, hiçbir yerde olmamaktır." hesabı, her şeyi istiyor ve hiçbir şeye sahip olamıyordu.
Ârif-i bi'llâh olan bir hâlete dil bağlamaz
İnkılâb eyler zaman ikbâl olur idbâr olur
Arif olan, Allah'ı bilen kişi, bir duruma gönül bağlamaz. Bilir ki yukarıdaysak bir gün ineceğiz, aşağıdaysak bir gün çıkma ihtimâli vardır. O hâlde üzülmeye değmez.