Tanrı onları sadece yazılı olana değil, kanunun kalbine, mantığına yönlendirmek istiyordu. Onlara "adil davranmanın ve merhameti sevmenin "kendisine "binlerce yağ ırmağıyla, binlerce koç sunulmasından çok daha anlamlı olduğunu" söylüyordu.
İnsanlara dünya nimetlerinden kaçarak açlığa ve fakirliğe sabretmeyi değil , onlardan yararlanarak ve yararlandırarak şükretmeyi istemek insan doğasına daha uygundur.
Bağrında Cennet potansiyelleri taşıyan yeryüzünü seküler ilan ederek tahkir eden ve insanı imar ve ıslah edeceği bu dünyaya arzulara maddi olana yabancılaştıran bir düşünce geleneğini ıslah bu çabanın mihverini oluşturmalıdır. Felsefeyi musikiyi sanatı ve hatta bilimi seküler olan ve olmayan şeklinde bölük parçalayan ve mensuplarını dünyevi olanın büyük bir kısmına daha baştan yabancılaştıran bu düşünce geleneğinin ıslahıyla sığ bir alanda yaşamaya mahkum edilen dinde dindarlar da rahat bir nefes alabileceklerdir. Ezelî hikmet'in dışa vurumu olarak dünyamızın tanrının gözbebeği olarak da insanın hak ettiği muamele budur düşünce geleneğinin ıslahıyla sığ bir alanda yaşamaya mahkum edilen dinde dindarlarda rahat bir nefes alabileceklerdir.
Pozitivizm, en genel manada, ancak pozitif olarak bilineni, varlığı pozitif olarak tespit edilebileni kabul eden , her türlü düşünce sistemini , bu esas üzerinde temellendirmeye çalışan ; pozitif olarak kabul edemediği her ne varsa onu da metafizik diyerek reddeden görüşün genel adıdır.