Hikmet Divrik

Hikmet Divrik
Tâlip olmak hoştur ama âşık olmak başkadır, Âşık olmak hoştur ama sâdık olmak başkadır...
Her şey sende gizli
Can Yücel Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kâr sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
KİTAP FUARLARI İŞLEVSEL OLMALI
Kalemimden Düşünce Füsun Genç Kitap fuarlarının yeterince işlevsel olmadığını dahası çok büyük eksikleri olduğunu düşünüyorum. Öncelikle bilgilendirme amaçlı konulan tabelalar çok yetersiz bence. Yayınevi adı, yazar adı, belki WC tabelası falan var en fazla. Bence tüm kitap stantlarına “Isırmaz” ya da daha güvenilir olması adına “Aşıları tam” tabelaları konulabilir. Bildiğiniz üzere ya da en azından fuara gelen bazı kişilerin bildikleri üzere ya da böyle yaptıklarına göre mutlaka bir bildikleri olduğu üzere, sanıyorum bazı kitaplar ısırabiliyor. Bu nedenle olsa gerek kitaplara uzaktan bakıyorlar. Kitap dediğin nesneye bakmak için en azından ele alınması, ne bileyim bir arka kapak yazısının okunması, varsa içindekiler bölümünün incelenmesi, hiçbir şey yapılmıyorsa en azından sayfalarının karıştırılması gerektiği bilgisi herkesin malumu olmalı. Kaldı ki biz pazardan domates alırken bile dokunan insanlarız. Kitaplara uzaktan öyle göz ucuyla bakmayı tercih ettiklerine göre illaki bazı kitaplar ısırma özelliğine sahip demektir. Bu nedenle yayınevleri lütfen kitaplarına kefil olup edebiyle yazsın “Isırmaz” diye. Zira bazılarının bakarken ki tavırları öylesine ilginç oluyor ki benim araya girip “Tüm kitaplarımızın aşıları tam” diyesim geliyor. Ama tek tek hangi birine diyeceksin. Koy bir tabela vatandaş da rahat etsin, ben de... Gerçi belki de bu durumun sebebi çocukluğumuzda yatıyordur. Genelde kitaplara uzaktan bakanlar yeni nesil değil. Daha büyükler… Eskiden çok eskiden mahcup çocuklar vardı, utangaç. Artık pek kalmadığından hatırlamayanlar çıkabilir. Bir arkadaşı bir şey yerken yiyen kişi yediğinden vermek, yemeyen ise almamak için ölümüne kapışırdı. O zaman yiyeceğin sahibi karşı tarafın ağzına değdirir, sonra da ağzına değdi yiyeceksin diyerek raundu kazanırdı. O kuşak
Müslümanlar Altıya Ayrılır!
Tüm Zamanlı, Ramazandan Ramazana, Cumadan Cumaya, Benim Kalbim Temiz, Bayramdan Bayrama, Benim Dedem Hacı.
Din İslam
Hayatta iki şeye taaccüp (şaşırmak) ettim diyor Şahı Nakşibend. İlki; Kâbe de bir adam görmüştüm ki Kâbe'nin örtüsüne yüzünü sürmüş haykırarak ağlıyordu. Bir merak duygusu gönlüme geldi, acaba ne istiyor böyle, diye ve adamin gönlüne nazar edip baktim ki hep dünyalık. Diğeri İse sarrafta (kuyumcu) çalışan bir delikanlı idi. Bir elinden para diğer elinden ise altın hiç eksik olmadan çalışıyordu. Yine merak ettim acaba gönlünde ne var diye. Baktım ki Allah'tan başka hiçbir şey yoktu. Alnı secdeye gitmek kolay, gönlünü secdeye götürebiliyor musun? Bedene boy abdesti aldırmak kolay, buzu kırıp kalbine boy abdesti aldırabiliyor musun? Unutma! Allah ve dostları Kâbe'de olanların da, sarrafta olanların da dış görünüşüne değil her zaman kalbine nazar eder. Ömer Faruk Canbaz
*OLMAZ* Gel gönül tarikat babından çıkma Şeytandan şefaat şifadar olmaz Terk-i salat ile oturup kalkma Konuşma puşt ile onda ar olmaz Yoksulluk dediğin ömürler söker Katranı kaynatsan olur mu şeker Cinsi bozuk adam cinsine çeker Aslı ham demirden mücevher olmaz Hicret et zalimler içinde durma Hicret ki sünnettir kimseye sorma Kişizadelikle kendini kurma Mezardaki ile iftihar olmaz Fitne münafıkın yeri nar iken Hiçkimseden korkma Allah var iken Evvel bir adamın varı var iken Sonra yoksul düşse gözü dar olmaz Sıçrayıp meydana hışma gelenler Evvel tövbe edip pişman olanlar Ta ezelden sana düşman olanlar Sakın teslim olma kafadar olmaz Meyhaneye varıp bardağın çatma Muhannetlik edip ocağın yıkma Elin güzeline kem gözle bakma Elin doğru yarı sana yar olmaz
Şiir