Bazı kitapları bir an önce bitirmek istersiniz; çünkü anlattıkları sizi öylesine içine çeker ki sonunu merak edersiniz. Ama son sayfaya yaklaştıkça da yavaşlarsınız; çünkü bu yolculuğun bitmesini istemezsiniz.
Benim için Su Arayan Adam tam olarak böyle bir kitaptı.
Şevket Süreyya Aydemir, kendi yaşam hikâyesini anlatırken aslında bir neslin ve bir ülkenin dönüşümünü de anlatıyor. Meşrutiyet'ten başlayıp Birinci Dünya Savaşı'na, Kurtuluş Savaşı'ndan Cumhuriyet'in ilk yıllarına ve inkılaplara uzanan süreci; sloganlara sığınmadan, yaşanmışlıkların içinden, son derece dengeli ve düşündürücü bir bakışla aktarıyor.
Yakın tarihimizi anlamak isteyen herkesin okuması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu kitap sadece geçmişi anlatmıyor; bugün yaşadığımız pek çok şeyin köklerini de gösteriyor.