Hatice doğuç

Hatice doğuç
öyle bir okurun güncesi..
Buyük filozoflar şairler ve yazarlar, sanatçılar yazmışlar kitap üzerine; Örnek Franz Kafka! Büyük yazar. "Kitaplardan ibaretim ve başka bir şey olamam, olmak istemem de demiş." Çok büyük ve yüce bir tutku degil mi? Goethe de şöyle demiş. "İki ömrüm olsun isterdim.Biri yaşamak için diğeri okumak için. Burdaki şu teslimiyete bakar mısınız? .. Bunları okurken bende şuraya nacizane kitaplarımı anlatıvereyim dedim. ... Ktapla ve okumalarımla ilişkim farklı zaman ve mekanlara dayalı bir şekilde ilerliyor. ... Şöyle ki, kitaplarım; -Sabahın aydınlığında güzel bir kahvaltı yaparken; çay bardağının yanında yerini hemen alıverir. Öglen balkonda kahvemi yudumlarken zaten benimledir. Kahvem kitabıma eşlik etmeyi sever.En çok da çalışma masasında ve uzandığım kanapede olmayı seviyorlar, Ha birde yatarken. Bir yerlere giderken hiç yanlız birakmazlar beni, mesela dağınık bir çantanın içine sığınıverirler hemen. Gittigim kafede en iyi yeri seçerler aydınlık ve sessiz tarafı.Ona göre seçim yapılır. Birde faniler gibi fotoğraf çektirmeyi ve beni gururlandırmayı severler. Ama satır aralarında da fazla medyatik olmanın pek iyi olmadığını da fısıldarlar. Onların bana ulaşma yolları ise bazı şeylere ve kaidelere bağlıdır. Diyelim sevdigim, hayranı olduğum yazarları takip sirasında ulaşırlar bana. Gazete ekleri yada edebiyat dergileri tanıtırlar onu bana, gözüme ilişir merak ederim, bazende kapak resmine vurulurum Arkadaş ve dostlarla sohbetteyken bir yazar veya bir kitap ismi duyar, arastırırım, yada sevdiğim bir okurun önerilerine kulak kabartırım.
Reklam
"Dostoyevski kaybedenler hakkında yazıyordu. İlyada'nın ana karakteri Hektor bir kaybedendi. Kazananlar hakkında konuşmak son derece sıkıcı. Gerçek edebiyat, daima, kaybedenlere dairdir.Madam Bovary bir kaybedendir. Julian Sorel bir kaybedendir." Umberto ECO
"Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız." DOSTOYEVSKİ
"…Neden aşağılıyorlar insanlar böyle biribirlerini? Neden, neden, neden? Biribirlerini aşağılamaya can atıyorlar, deli divane oluyorlar… Onların onurlarını kırmak, onları küçültmek, kötülemek için neler yapıyorlardır, neler! Bir başkasını aşağılayan insan önce kendisini aşağılamıyor mu? Bunun kimse farkında değil mi? Ağacı, kuşu, akarsuyu, börtü böceği, yerdeki karıncayı, en alçak insanı kutsayan, yücelten, güzelleştiren insan güzelleşir, öyle değil mi? Niçin insanlar azıcık akıllı, azıcık daha güçlü değiller?…” YAŞAR KEMAL