Uzun bir döküş olacak, hissediyorum
Kitap hakkında fikir vermekten ziyade- kitabın zaman aşımına uğrayan izleri silindiğinde kendime bir hatırlatmadır bu yazının amacı, tamamen öz pragmatist yerden, kendime :)
Kitaba gelirsek;
Headshot bu kitap insanlığa, tıpkı sanat filmleri gibi! Headshot'ın kaşıntısı geçmeden, kaynakların tükenme korkusunu da göze alarak diğerlerine geçmek lazım.
Çok cinsellik vardı okurken çok utandım.. diyemeyeceğim dfhgsdhd
Hani Kayra'nın otele kız attığı bölümü de hatırlamıyorum "GERİZEKALI"!
İşlenen cinayetlerin normal sayıldığı, kim bilir hangi acının bedelini az önce seviştiği kadını öldüresiye döverek çıkaran anti karakterlerin insan doğasındaki zifiri karanlık yönlerini soğukkanlılıkla ortaya döken; kendine yabancılaşmanın ve hayatı reddetmenin ne kadar ötesi varsa o kadar ötesine geçilen, sınırların aklın ucundan bile geçmediği hiçlikten bir parça okudum. Evet, nihilizm!
Dili son derece akıcı, e zaten Bilinç Akışı tekniğiyle akışta yazılmış hikayelerin dışında kalan yerler. Seveni kadar rahatsız ettikleri de olmuş kitap.. Bu yüzden başta Sanat Filmlerine benzettim. İnsanın karanlık- çırılçıplak doğası karıştı mı bir kere yapılan işe, orda Kaos doğar, kaçınılmaz! Kimi sanat filmi yönetmenlerinin temel amacıdır izleyiciyi rahatsız etmek, hatta rahatsız ettiğinden emin olmak. Yüzleşmektir bu çünkü. Bu kitapta da önümüze konan pembe bir dünya değil zaten, önce türünü belirleyip kabul edelim! Hayır, bu bir hastalık değil. İnsanın karanlık yönleri anti karakterler vesilesiyle ortaya konur; hassasiyete göre kimi ürker, kimi sexsizlikten kafayı yemiştir aklında sadece sex sahneleri kalır ya da 'çok ayıp olan' sex sahnelerinden rahatsız olur kimi de bir adım geriden hazırdır yüzleşmeye. Hepsi burada, tam olarak bu dünyanın içindedir zira başka