"Gördüğün gibi bendeki durum hep sendin ama sendeki son durum hep Leyla'ydı." Aramızda bir sessizlik oluştu, içerideki hava gittikçe daha çok soğuyordu. Onu kendi penceremden bakmaya zorladığımda artık onun da düşünecek bir şeyleri vardı "Ben sana Gurur'um derken" diye fısıldadım acı içinde. "Kim bilir kaç kez içinden Leyla'm dedin."
Bir kalpte iki kadın olamazdı. O benim değil, Leyla'nındı. Onun için savaşmayı istiyordum ama rakibim sıradan bir kadın değildi. On bir yıllık bir sevgilinin hayaletine karşı hiç şansım yoktu. Beni, yüzüğümü bile takmaya layık görmeyen bir adamın hayatında yerim yoktu.
"Bir kadından kalan yaraları dindiren o yara bandıyım" Yaranın kanaması durduğunda herkesin ilk yapacağı şey o yara bandını söküp çöpe atmaktı. Aynı şeyi Gurur'un da bana yapmasından çok korkuyordum. Daha şimdiden ona o kadar çok alışmıştım ki.
"Belki seni kurtaramadım ama seninle yandım, Farah."
"İnanması güç"
"Neden?"
"Çünkü sen ateşten korkarsın Gurur." Yumduğu gözlerini açtığında burukça ona gülümsedim. "Korktuğun ateşin içine benim için atlamazsın."