"Çok uzak," diye homurdandım. "Ve çok büyük." Daha küçük bir şeyle başlasak olmaz mıydı sanki? Mesela bir evle?
"Çok uzak değil," dedi küçümseyerek. "En az burada olduğun kadar oradasın da. Dağı oluşturan aynı şeyler seni de oluşturuyor. Ciğerleri yok, öyleyse seninle birlikte nefes almasına izin ver. Nabzı yok, öyleyse ona kalp atışlarını ver. İşte bu, Yüce Bilimler'in özüdür."