اِنّ۪ي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذ۪ي فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ
"Ben yüzümü gökleri ve yeri 'Var Eden'e döndüm."
En'am, 79
Kim olursa olsun herkes bu cümlenin altına imzasını atar. Çünkü bu tanımdaki referans hiçbir yere ait değil, yerel değil.
"Alemlerin Rabbi" adına huzura çıkıp "Ben Seni seviyorum! Senin hatırına uykumdan ayrılıp huzuruna geldim." diyerek Cenâb-ı Hakk ile konuşmaya başladınız.
"Ya Rabbi! Sen benim Mevlam'sın. -Mevla sahip demektir.- Beni duyuyorsun, beni duyduğunu biliyorum. İçimdeki düşünce sistemlerini Sen yarattın. Benim ne düşündüğümü de bildiğini biliyorum. Seninle çok yakınız, bunun farkındayım..."
Kulun Allah c.c ile konuşması, O'nunla bir ilişki başlatmasıdır ki buna "dua" diyoruz.
اَلَمْ يَأْنِ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّۙ
"(Vakti gelmedi mi?)
Şu iman eden yüreklerin, Cenâb-ı Hakk'ın indirdiklerine boyun eğmesi ve inen hakkı sahiplenmesi için adım atmasının hâlâ vakti gelmedi mi?"
وَلَا يَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْۜ
"Sakın şu kendilerine Kitap verilenler gibi olmayın! Onlar ki süreyi uzattılar; ötelediler, ötelediler, geciktirdiler, ötelediler... Uzun zaman geçince de kalpleri katılaştı."
Hadid, 16
مَا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلّٰهِ وَقَاراًۚ
Neyiniz var sizin! Niçin Allah'a saygı duymuyorsunuz?!" Nuh, 13
Sırf Allah öyle istediği için adım atmak, Cenâb-ı Hakk'a saygı duymaktır.
Başka hiçbir sebep yokken sırf Allah istemediği için geri durabilmek, " Rabbim Sana saygı duyuyorum" demektir.