Artık hedefler katrilyon Rakiplerimde de yok vizyon Şarkı çıkartmama gerek yok, dostum Ben konuşunca da 100 milyon 😎 Blok3/Her Gece
Alıntı
Yuri Bezmenov’un (kod adı Tomas Schuman) 1984 yılında verdiği o meşhur röportaj, konvansiyonel askeri gücün ötesinde, bir toplumun zihinsel ve kültürel bağışıklık sisteminin içeriden nasıl çökerteceğini anlatan en net tarihi vesikalardan biridir. Bezmenov, KGB'nin bütçe ve enerjisinin yüzde 85'ini casusluktan ziyade "Psikolojik Savaş" veya "İdeolojik Sızma" (Ideological Subversion) dediği bu sürece harcadığını belirtir. Model, birbirini besleyen ve kesin bir sıra takip eden 4 ana aşamadan oluşur: 1. Demoralizasyon (Manevi Çöküş / Değerlerin Aşınması) 15 - 20 Yıl Bu aşama, bir neslin eğitilmesi için gereken süreyi (15-20 yıl) kapsar. Hedef ülkenin eğitim, medya, din, sanat ve akademi kanallarına sızılır. Toplumun rasyonel algısı öyle bir manipüle edilir ki, kişi tonlarca kanıt görse bile gerçeği algılayamaz hale gelir. Geleneksel değerler, teknik ustalık ve klasik estetik küçümsenir; yerine içi boşaltılmış kavramlar ve alt kültürler yerleştirilir. 2. Destabilizasyon (İstikrarsızlaştırma) 2 - 5 Yıl Toplumun değer algısı çöktükten sonra, doğrudan ekonomi, dış ilişkiler ve savunma sistemleri hedef alınır. Radikal gruplar ana akım haline getirilir, toplumsal kutuplaşma zirveye çıkarılır. Rasyonel tartışma ortamı tamamen kaybolur; her konu bir "kimlik ve varoluş" kavgasına dönüşür. Toplum kendi içinde mikro parçalara bölünür. 3. Kriz (Büyük Çalkantı) 2 - 6 Hafta Ülke, sistemi felç eden ani bir kriz dönemine sokulur. Bu bir ekonomik çöküş, devasa bir iç karışıklık veya hükümet krizi olabilir. Toplum o kadar yorulmuştur ve yön duygusunu o kadar kaybetmiştir ki, kaostan kurtulmak için dışarıdan veya içeriden gelecek "kurtarıcı bir otoriteye" razı hale gelir. 4. Normalleşme (Yeni Gerçekliğin Kabulü) Süresiz Dönem Kriz sonrasında yönetimi ele alan güç (veya yeni
1000Kitap
Reklam
İnsanın kendine verdiği sözü tutması kadar güçlü bir his azdır. Benim için en büyük tatmin, başkalarına ne söylediğimden çok kendime söylediğim şeyleri hayata geçirebilmektir. Çünkü insanın karakteri, kimse bakmazken verdiği kararlarla şekillenir. Bir hedef koyup peşinden gitmek, zorlandığında bile yarım bırakmamak, bahane üretmek yerine sorumluluk almak bana büyük bir huzur veriyor. Kendime verdiğim sözleri tutmayı önemsiyorum çünkü güven önce insanın kendi içinde başlar. Kendine güvenemeyen biri, hayata da tam anlamıyla güvenemez. Her tuttuğum söz, özgüvenime eklenen yeni bir tuğla gibidir. Belki her zaman kusursuz değilim ama vazgeçmeden devam etmek, kendime olan saygımı korumamı sağlıyor. Bu yüzden başarıdan önce disipline, sonuçtan önce sözüme sadık kalmaya değer veriyorum.
Duygu ve Düşünce
Kütüphanemdeki henüz okumadığım 510 kitapla bakıştık ve artık kitap almaya ara vermeye karar verdik 😅🤦🏻‍♀️
Alıntı
Reklam
Reklam