lal

lal
@hein
Aslında bu kadar yükselmek ya da alçalmak, daha doğrusu bu kadar ileri gitmek istememiştim hiçbir zaman. Aynaya bakıp kendini tanıyamamak, insanın kendi anılarını bir başkası yaşamış gibi anlatması, dünyanın kendisi dahil üzerindeki hiçbir şeye kayda değer bir varoluş nedeni bulamamak ve zihnin bedenden binlerce kilometre uzakta olması o kadar korkunç ki!
Alıntı
Reklam
Yılda bir kez karşılaştığımızı ve hiç de iyi anlaşamadığımızı hatırlıyorum. İnsanlara dayanamayan iki cüce birbirlerinden ne kadar zevk alabilirlerdi ki zaten? Hele hayatı anlatmaya yetecek kelimeleri kafalarımızın barındırmadığını düşünürsek... Birbirimiz için, sevmediğimiz ya da sevemediğimiz fazladan bir insandık. Hepsi bu...
Alıntı
Düşüncelerime ve beynimden geçenlere en yakın –en yakın diyorum çünkü hiçbir zaman tam anlamıyla düşüncelerimizi söylememize yetecek kelimelerin yeryüzündeki lisanlarda bulunmadığını uzun zaman önce anladım– cümlelerin ağzımdan çıktığı gün öldürülmüş olacağımı ya da yavaş yavaş yok olmamı sağlayacak şartların sözleşmiş gibi çevremde buluşacaklarını düşünüyordum.
Alıntı
Yaradılışımı, geleceğimi, çevremi, insanların farklılığını, duygularımın çeşitliliğini sorguluyordum. Kendimi dinlemeyi öğrenmekti bu yaptığım. Çünkü duyulabilecek kadar yüksek bir ses vardı içimde. Bunu fark edince, dünya üzerindeki bütün insanlar birden yok olsalar dahi yalnız kalmayacağımı anladım. Çünkü ağzımdan çıkan, başkalarının duyabildiği bir sesin yanında içimde yankılanan ve kimsenin varlığından bile haberdar olamayacağı başka bir ses daha vardı. Demek ki kendimle diyalog kurabilir, aynı konu hakkında yüksek sesle bir söz söylerken, içimden de bambaşka bir cümle kurabilirdim. Dünyayla aramdaki köprüyü ve kendime açılan kapıyı böylece keşfettim.
Alıntı
Küçük yaşta anne-babalarının sorumluluklarını üstlenen, hatta onlara bakmak zorunda kalan çocukların, yetişkin hayatlarında yoğun bir suçluluk ve fazla gelişmiş bir sorumluluk duygusu hissetmelerinin normal olduğunu söyledim. Bu çocuklar büyüdüklerinde her şeyin sorumluluğunu üzerlerine alıp, zaman zaman yetersiz kalıp, bundan suçluluk duyup bir sonraki denemelerinde sorumluluklarını iki katına çıkarırlar. Gittikçe büyüyen bir başarısızlık hissi oluşturan bu devridaim, insanın yaşam enerjisini yavaş yavaş tüketir.
Alıntı
Reklam