İyilik yapmak için seçilen kişi, hiç beklenmedik biçimde dürüst çıkar ve yaptığınız yardım sayesinde gelişip düzelirse katıksız şükran duygularıyla dolup taşarak sizin iyiliğinizi övüp göklere çıkaracaktır.
Böylelikle kişiliğinizin üstünlüğü
kesinleşmiş olacaktır. Bundan sonra siz artık
ortalıkta, gizlice birçok hayır işleyen ve
bunların yirmide biri bile asla ortaya
çıkmayacak olan değerli bir şahsiyet olarak
ortada dolaşacaksınız. Beri yandan iyilik
yaptığınız kişi kötülüğüyle ve hayırsızlığıyla
dillere düşerse sizi gene çok iyi bir yere
oturtmuş olacaktır. Çünkü hiç çıkar
düşünmeden iyilik yapmış ama gözettiğiniz
insanın yalancılığı yüzünden adeta “insan
düşmanı” kesilmiş ve yine aldatılmak
korkusuyla bir daha hiçbir kadın, erkek ya da
çocuğa yardım eli uzatmamak için o öfke ânında (şimdi son derece pişman olduğunuz)
ciddi bir yemin etmiş durumda olacaksnız.
“Ah, ressamlar kadınları hep
olduklarından daha güzel çizerler, yoksa
müşteri bulamazlar çocuğum!” dedi. “Fotoğraf
çeken makineyi kim bulduysa tutmayacağını
bilmesi gerekirdi: Makine gereğinden çok
doğruyu söylüyor çünkü; gereğinden çok!”
Uykuyla uyanıklık
arasında böyle dalgın, mahmur bir dönem
vardır. Böyle zamanlarda gözleriniz yarı açık
ve çevrenizde geçenlerden yarı haberdar
olduğunuz halde öyle çok düşler görürsünüz ki
beş gece gözleriniz kapalı, hiçbir şeyden
habersiz yatsanız bunları göremezsiniz. İşte böyle zamanlarda ademoğlu, kafasının içinden
geçenleri insan zihninin yüce güç ve
yeteneklerine dair belirsiz bir düşünce
edinebilecek kadar; insan zihninin maddi
kafesinden kurtulduğu zamanlarda nasıl zaman
ve mekân ölçülerini küçümseyip yerden
yükseldiğini görecek kadar anlar.
Oliver işte tam bu durumdaydı.