Jane

Dr. Jekyll ile Bay Hyde
Puan vermedi·104 syf.·
2024 22. kitabı
Psikanaliz alanında onlarca, yüzlerce yazıya, makaleye konukluk etmiş olan bu kitaba inceleme girmesem olmazdı. Ben bu yazımda kitabın konusunu özetlemek yerine direkt içeriğiyle alakalı birkaç bilgiyi kitapla harmanlayarak sunmak istiyorum sizlere. Öncelikle Jung'un kolektif bilinç dışı arketiplerinden gölge (alter ego, alt benlik, bastırılmış benlik) ile başlayalım. Nedir alt benlik? Kişinin reddettiği, istemediği, görmezden gelip bastırdığı düşünceler, arzular, içgüdüler, korkular bütünü. Toplumsal hayata entegre olmuş canlılar olarak toplumdan dışlanma korkusunu yaşarız, dolayısıyla da birey, kendisinde bulunan bu saydığım durumları bilinç dışına taşır, bilinç dışında toplanarak gölge yanımızı oluşturur. Dr. Jekyll ve Bay Hyde için konuşursak, Dr Jekyll'ın toplumca onaylanan, iyi, yakışıklı, başarılı bir birey olduğunu, kendisinin bastırdığı gölge yanının ise Bay Hyde olarak somutlaştığını görürüz. Toplumdan insanların bu çirkin karakteri görür görmez ürpermesi de bu yüzdendir, toplumun genel ahlak ve etik yargılarının dışına çıkan tüm davranışları Bay Hyde temsil eder. Jung, insanın gölge yanını reddetmesi yerine onun içine bakmamızı, yüzleşmemizi söyler, böylece insan bir 'bütün' olur. Ancak kitapta bildiğiniz üzere böyle bir durum yok, Jekyll kendi özünün bir parçası olan bu yanıyla bir türlü bütünleşmek istemez, bu yüzden de Bay Hyde artık onun kontrolünden çıkar, Jekyll sürekli olarak bu kimliğine bürünür. Çünkü gölge yan ilkel yanımızdır, yaşamak ister, onu ne kadar çok bastırmaya çalışırsanız o kadar çok gün yüzüne çıkmak için savaşacaktır. Jekyll'ın Bay Hyde için yaşamayı sevdiğini söylediğini hatırlayanlarınız olacaktır. Aynı zamanda Jekyll'ın ne yaparsa yapsın yine de Hyde'a çekilmekten kendini alıkoyamadığını görürüz, başlarda doktor personası durumdan
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın
Puan vermedi·128 syf.·
2024 7. kitabı
Çevirmenin önsözünü aşırı beğenerek ve yer yer şaşırarak okuduğum bir kitap oldu kendisi. Kitabın adından da anlayacağınız üzere olaylar gerçekten bir kedi, bir adam ve iki kadın arasında gerçekleşiyor. Basit bir dili var, anlatımı da akıcı. Benim okumaktan en çok zevk aldığım kısımlar Şinako (Şozo'nun eski karısı) ile Lili'nin yakınlaştığı, Şinako'nun bunca zaman Lili'yi sevemeyişine şaşırdığı, yer yer geçmişteki kendisini yargıladığı zaman dilimleri oldu. Hayvanlar insanların nasıl olduğunu çok önceden anlar, ona göre karşısındakine göre tutumlarını belirler diye bir durum var biliyorsunuz ki. İşte Lili daha Şinako bile farkında değilken yüreğindeki değişimin, oldukça zeki olan bu kediye karşı içten içe sevgi duymaya başlayışının farkındaydı ve bunu okumak oldukça tatlıydı. Bunun dışında kitabın anlatmak istediği başka hususlar da var elbette, özellikle erkek karakterimiz Şozo üzerinden. Şozo kitapta kendi iradesine sahip olmadan oradan oraya yönlendirilen, başkasının sözünden çıkmayan, sorumluluk almaktan kaçan bir karakter olarak önümüze sunulur. Eşi ve annesinin isteklerinin dışına çıkmayan bu adamın kendi istekleri zaman zaman iki kadının istekleriyle çakışsa da Şozo, ya kendi fikrini cesurca söyleyemeyen korkak bir adamdır ya da kendi isteklerini başkası aracılığıyla belirten bir karakterdir. Kendisini savunmaz, kendisi için aksiyon almaz. Zaman zaman bundan şikayetçi olsa da ve kendisini oldukça yalnız hissetse de -Lili'ye bu denli bağlı olmasının nedeni kendisini anlayan tek varlığın o olduğunu düşünmesidir- aslında Şozo içten içe bu durumdan da memnundur zira kendi başına karar almayan bir insan yaptıklarının sonucunda sorumluluk almaktan da kurtulur. Birisi duruma kızmak istese, Şozo'nun kendisine kızamaz çünkü Şozo kararı alan kişi değil, kararı uygulayan,
Edebiyat
Bir Kedi, Bir Adam, İki KadınCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 20225bin okunma
Çarpık Nefret,
Puan vermedi·535 syf.·
2024 5. kitabı
Şu kitaba gireceğim inceleme herhalde ömrümde bir kitap için yapabileceğim en olumsuz inceleme olabilir. Öncelikle biraz kitaptan bahsedeyim, Çarpık Nefret bildiğiniz üzere şu sıralar oldukça popüler olan bir serinin üçüncü kitabı. Ancak kitabı anlamanız, konuya hakim olmanız açısından diğer iki kitabı okumak zorunda değilsiniz. Yazar kendince bir arkadaş grubunun aşk hayatlarına değinmiş, dolayısıyla her karakterimizin farklı hikayelerine şahit oluyoruz. Ben de daha öncesinde ilk iki kitabı okumadım, gereksinim de duymadım ancak söylemeliyim ki eğer ilk iki kitaba da bakmak istiyorsanız Çarpık Nefret'i okurken spoiler yiyeceksiniz. Kitaplar kızların arkadaşlığı nedeniyle birbirleriyle bağlantılı zira. Bunun dışında konuya biraz değinirsem, ana karakterimiz Jules bir hukuk öğrencisi, erkek karakterimiz ise bir doktor ve ikisinin arasındaki ilişki enemies to lovers kalıbına uyuyor. Klasik bir nefretten aşka kitabı anlayacağınız. Kitabın üslubuna gelirsek açıkçası okurken yüz buruşturduğum ve ben ne okuyorum dediğim çok fazla sahne var. Kullanılan dil o kadar kabaydı ki, özellikle smut (sevişme) sahnelerinde yüz felci geçirecektim yüz buruşturmaktan. Aşırı aşağılayıcı durumlar mevcut. Düşmandan aşka kalıbına uyan bir kitapta elbette başta nazik konuşmalar, kibar sevişmeler bekleyemezsiniz ancak bu kadarı mide bulandırıcıydı, yazar niye böyle sahneler yazmış anlayamadım. Açıkçası karakterler açısından da eksi bir yöndü benim için. Josh normalde tatlı bir karakter olmaya müsait, yazarın diğer erkek karakterlerinin aksine sempatik, eğlenceli, zaman zaman duygusal bir karakter olabiliyor; bu nedenle de bir tık sevebildim ancak tamamen naif, kibar bir erkek beklememenizi söylemem gerekir, sonlara doğru biraz daha romantik takıldığı oluyor. Kitapta çok fazla küfür var, bunu
Edebiyat
Çarpık NefretAna Huang · Martı Yayınları · 20232,476 okunma
Vahşi Dilekler,
Puan vermedi·288 syf.·
2024 4. kitabı
Adını pek de incelemelerde görmediğim bu tatlı kitaba bir inceleme gireyim dedim, kitabın konusuna çok uzun değinmeyeceğim zira diğer incelemelere bakarsanız arkadaşlarımız bir güzel yazmış. Öncelikle kitap fantastik-romantik kurguya sahip, ayrıca birçok fantastik serinin aksine bu kurgumuz tek bir kitaptan oluşuyor. Dolayısıyla çok üzerine düşünülmüş, detaylı bir evren sunulmuyor bizlere. Basit bir evren, basit bir kurgu. Karışık olaylar, dramalar mevcut değil. Eğer ki sizi kaosun içine sürükleyen bir kurgu bekliyorsanız bu kitap sizin beklentilerinizi karşılayamayacaktır. Olayların uzun uzun anlatılması yerine daha çok iki kişi arasındaki durumların gelişmelerine şahit oluyoruz ve çerez bir kitap arayışında olduğum için bu beni oldukça rahatlattı diyebilirim. Gerçekten de insanın bazen çerez kitap arayışına çıktığını düşünürsek bu kitap bu duruma layığıyla uyacak bir kitap. Bunun dışında ufacık bir konuya değineyim, kızımız Enna bir fani, onun aksine ise erkek ana karakterimiz bir iblis, dolayısıyla aralarında başta çok da güzel bir bağ yok, düşmandan aşka diyenler olmuş ancak pek bir düşmanlık da yok bana kalırsa, iki farklı ırkın birbirine güvenmeyişi ve uzak durması diyebiliriz daha çok. Irklar arası bir düşmanlık olabilir ama karakterler arasında kişiye yönelik saf bir nefretten ziyade birbirini tanımama, güvenmeme durumu mevcut. Olaylar Enna'nın iblislerin kol gezdiği ormana yakın evinde babasını ve kendisini korumak için bir anlaşma yapma arzusu duyması üzerine başlıyor, bu anlaşma sonunda da erkek ana karakterimiz ile tanışıyor ve anlaşmanın yerine getirilmesi için yapılanları görüyoruz, kısacası kitap bu anlaşma üzerinden gelişen bir bağı bizlere sunuyor. Dediğim gibi, evren çok geniş değil ama yaratıcılıklar mevcut, yine de aklınıza takılan, irdelenmesi
Edebiyat
Vahşi DileklerCharlie N. Holmberg · Martı Yayınları · 2023103 okunma
Jane Eyre
9/10
·664 syf.·
2023 20. kitabı
Merrhabaa, bugün sizlere yeni bir kitap incelemesi ile geldim, birçoğunuzun zaten okuyup beğendiği, okumayanların ise mutlaka okuması gerektiği bir kitap ile. Bildiğiniz üzere Brontë kardeşler önümüze Victoria Dönemi ile çıkıyor, Charlotte da bizi güzel kaleminden mahrum etmemiş. Öncelikle biraz kitabın konusuna gireyim, muhtemelen ufak spoilerlar olacak, o yüzden bunu göze alın lütfen. Jane Eyre romanımızın ana karakteri, küçükken ailesini hiç tanımadan kaybediyor ve dayısının evinde kuzenleriyle birlikte kalmaya başlıyor ancak ne yazık ki dayısı dışında evde onu sıcak karşılayan biri yok, çok geçmeden de dayısını kaybediyor ve Jane bu evde çeşitli zorbalıklara uğruyor yengesi ve kuzenleri tarafından. Küçük olmasına rağmen Jane oldukça olgun, zeki bir kız. Yengesi tarafından kimsesizlerin gittiği bir yatılı okula gönderiliyor ve orada uzun bir süre kalıyor, daha sonrasında da yanılmıyorsam iki yıl orada öğretmenlik yapıyor. Ancak Jane tekdüze bir yaşamdan sıkılan, yeni maceralara atılmak ve hayatı doyasıya keşfetmek isteyen bir karakter. Bu yüzden de okuldan ayrılıp başka bir eve küçük bir kızın öğretmeni olarak gidiyor, gittiği evin efendisine aşık oluyor ve böylece asıl maceralar başlıyor diyebiliriz. Jane doğruluğa düşkün bir karakter, eğer bir şeyin yanlış olduğunu düşünüyorsa, gerek efendisi olsun kimse ona yanlış olanı yaptıramaz. İradeli, kalbi ve aklı arasında sıkışsa da mantığıyla hareket etmeye çaba gösteren, doğru olanı yapmaya çalışan -bu kendisini incitecek olsa bile- bir kadın karakter ve bu yönüyle bizlere kendini çok sevdiriyor açıkçası. Bunun dışında kitabın başka bir güzel yanı ise elbette Charlotte'ın dönemine rağmen feminist bakış açısıyla bizlere kadınların da erkekler gibi, cinsiyete bakmaksızın toplumda yer alması gerektiğini anlatması.
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · İthaki Yayınları · 201842,1bin okunma