Ne kadar mütevazı olsa da, daha iyi bir dünyanın inşasına kendi tuğlamızı getirip koymaktır söz konusu olan: Şiddete şiddetle karşılık vermeyi reddederek, çevremizde mânevî ya da maddî sıkıntı içindeki kişileri elimizden geldiğince destekleyerek, harap olmuş ülkelerinden kaçan yabancıları benimsemeyi kolaylaştırarak, gezegenimizi daha az kirletmeyi deneyerek, hızlandırılmış büyütme şartlarında yetiştirilen besi hayvanlarının etlerini daha az tüketerek, birlikte yaşamayı destekleyen derneklere ve benzeri kuruluşlara üye olarak, gündelik hayatın hayhuyunda insanlığımızı kaybetmeden başkalarının yüzünde küçük bir gülümseme uyandıracak jestlerde bulunmayı ihmal etmeyerek, vb.
Benim sana, düşlerimden başka verebilecek bir şeyim yoktu. (...) Ama düşlere dokunmak mümkün olabilir mi? Sana bu yüzden hem çok yakın, hem de çok uzağım. Hoşçakal oğlum. Hoşçakal sevgili, biricik düşüm.
Rahat olalım, bırakalım geçip gitsin düşlerimiz.
Irmaklar gibi akalım denizlere doğru,
Sivri kayalardan yaralanmadan okyanusa dalalım;
Kalbine vardığımızda suların ve kaynaştığımızda birbirimizle,
Ne çatışırız artık, ne umurumuzda olur yarın.