Hayatın, hüzün yüzünden sorumsuzlaşarak, anlarını hiçe saymıştır; oysa hayat, süreye sofuca inanmaktır; rakseden bir edebiyet duygusu, kendini aşan ve güneşle rekabete giren zamandır...
Gerçekten yaşamaya, ancak felsefenin ucunda, onun yıkıntılarının üzerinde, dehşet verici hükümsüzlüğünü ve hiçbir yardımda bulunamayacağını anladığımızda başlarız.