Sezen.

Sezen.
@helliest
önce melek gibi gözlerime bakıp sonra terk et.
seni öyle seveceğim ki hayatında olan, çıkan herkesin sana olan sevgisini sorgulayacaksın. "gerçek sevgi buysa.. ya öbürleri?" diye yakınacaksın duvarlara, her gece sorgulayacaksın. yavaş yavaş insanlara duvarlar öreceksin, o kadar iyi öreceksin ki o duvarları kendin bile aşamayacaksın. bir ömür benim sevgimi yabancılarda arayacaksın, o arayışlarla geçen yaşamını pişmanlıkla yitireceksin.
Edebiyat
kanayan, kesiklerle dolu bileklerini sarıp öpeceğim. onları iyileştirmek için her gün herkesten çok çaba sarf edeceğim, başkalarının açtığı yaraları sevgimle kapatacağım ama öyle bir gün gelecek ki kapattığım yaraları en derinden yenileriyle açacağım. hiçbir sevgili kapatamayacak onları. sonra sana bıraktığım yaralar hayatının bir parçası olacak, alışacaksın. görmezden geldiğin yaralar iyice derinleşecek, dikiş tutmaz kesikler olacak. kanayacaklar, sonun olacak.
Edebiyat
bazenleri hava soğuk diye söyleniyorum ama hiçbir sabah benim uyanıp senin uyanamadığın sabah kadar soğuk olmamıştı.
Edebiyat
sevgileriyle övünenlerin gururu çoğu kez gençliğin parıltısına, güzelliğin geçici cilasına yaslanır. oysa zaman en parlak yüzleri solgunlaştırır; bedenler kilo alır, verir, sarkar, değişir. işte o vakit övünçleri neye dayanır? gerçek sevgililer sevdiklerinin güzelliğini başkalarının gözünden aramazlar. onların övgüsü dışarıdan gelen hayranlıkla beslenmez. çünkü hakiki sevgi yüzün çizgilerinde, bedenin değişiminde değil; ruhun derinliğinde, kalbin sadakatinde kök salar. bir gün güzellikten eser kalmadığında hâlâ övünebilenler vardır: onlar sevgilerinin özüyle övünürler. başkalarının hayranlığına ihtiyaç duymadan kendi içlerinde büyüttükleri bağlılıkla parlarlar.
Edebiyat