Çalışmak ve gayret etmek suretiyle bir yeteneği elde etmek ve o işte ustalaşmak nasıl mümkünse aynı şekilde erdemleri yaşamak ve yaşatmak da çaba, ihtimam ve sebat ister.
Farabi ve İbn Sina'nın temel mesajı budur: Erdemli şehrin teminatı, erdemli insanlardır. Onların bireysel akliyeti ve mutluluğu, birey-ötesi hakikatlerle irtibat kurabildikleri oranda imkan dahiline girer.
His, değişebilir düşük arazları görür. Akıl ise değişemeyen cevher ve sıfatları görür. İyilik, düzen ve mutluluğun kaynaklandığı şeyi görür. Aklın bütün güzellik, düzen ve parlaklığa kaynaklık eden İlk Hakk'ı idrakindeki haz nasıldır? O haz, bu hissi haz ile nasıl karşılaştırılabilir?