Dalgalar çakıllı sahile nasıl varırsa,
Öylesine acelecidir dakikalarımız sona doğru,
Önünde gidenin yerini alır arkadaki dakika,
Ardışık bir gayretle atılırlar ileri doğru.
Doğarız, o ana ışıkta bir kereliğine,
Tırmanırız olgunluğa ki taçlanınca onunla,
Dövüşür çarpık bulutlar bizim görkemimizle,
Ve Zaman verdiği armağanı başlar parçalamaya.
Seçimde bir uyum bile olsa,
Bir bakarsın kuşatılmışsın savaşla,
Ölümle ya da hastalıkla
Ve bir anda geçip giden bir ses gibi,
Gölge gibi, kısacık bir düş gibi,
Karanlık bir gecede çıkan şimşek gibi,
Bir coşkuyla yeri göğü seriyor gözler önüne
Ve insan daha "Bak!" diyemeden
Karanlığın çeneleri açılıp yutuveriyor her şeyi.
Parlak ne varsa yok oluyor bir anda.