Mahmut HELLİ

İnsanın sağlıklı ve kaliteli bir hayata sahip olması için tabiatın öneminden bahsediyoruz ama şehir hayatımızı ekonomik veriler, mühendislik hesapları, nüfus araştırmaları, üretim ve tüketim kuralları belirliyor. İnsan, aklıyla ve duygularıyla bir bütündür diyoruz ama o insanı tüketim müptelası bir müşteri haline getirmek için insanın özünü arzular, istekler ve ihtiyaçlar olarak tanımlıyoruz. Eğitimin amacı akıl ve erdem sahibi iyi insanları yetiştirmek olmalı diyoruz ama matematik ve fen bilimleri yegane zeka ve başarı kriteri olarak kabul ediyoruz. Bütünlüğü ararken kendimizi paramparça olmuş bir varlık ve insan tasavvuru içinde buluyoruz.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Descartes’in yaptığı gibi her şeyi parçalarına ayırarak çözümlemeyi ve bu yolla çözmeyi denemek ve sonra bu parçaları birleştirmek elbette mümkün.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Atomize edilmiş modern birey, parçalara ayrıldıktan sonra bir araya gelemeyen ve bu yüzden de sürekli arıza veren bir makine mesabesine indirgendi. Psikoloji, sosyoloji, ekonomi, istatistik gibi modern bilimler bu parçalardan birini esas alarak insanı tanımlamaya ve kendince tedavi etmeye çalışıyor fakat ürettikleri parçacı yöntemler, insanı giderek daha paramparça ve kırılgan håle getiriyor. Beş duyu organı arasındaki bütünlüğü kaybettiği zaman en basit fiziki eylemleri bile yerine getiremeyen insanın aklı, kalbi, vicdanı, sezgisi, irfanı ve merhameti parçalara ayrılmış bir organizma olarak çevresiyle, hemcinsi olan insanlarla, evrenle ve Tanrı’yla sağlıklı bir ilişki kurabilmesi mümkün mü?
Sayfa 13·Kitabı okudu
Hümanist ontolojilerin temel hatası, varlığın külli hakikatini insandaki tezahürüne indirgemesi ve göklere isyan etmiş insanı varlığın merkezine koyması. Bu hatadan kurtulmadan varlığı ve evrendeki yerimizi anlamlandıramayız.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Varlığı hümanize etmek, düşünce ufkumuzu daraltmaktır. Varlığın anlamını atomize edilmiş bireyin kognitif faaliyetlerine ve kişisel tercihlerine indirgemek, varlığı da bireyi de bütüncül anlam haritasından kopartmak demektir. İnsan, parçası olduğu büyük varlık dairesinin merkezine koymak, arabayı atın önüne sürmektir. Yapmamız gereken, her şeyi yerli yerine koymaktır. Bunun için de sağlam temellere dayanan bir varlık tasavvuruna ihtiyacımız var.
Sayfa 13·Kitabı okudu