En kötüsünü hayal etmeyi çok iyi bilirim. Hayal gücüm oldukça geniştir. Sürekli endişelerle doldurur aklımı, oldukça titizlikle düşünülmüştür hepsi, öyle ufak tefek şeyler de değil üstelik, gerçek birer dramdır her biri.
Daha yola çıkmadan varmak istiyorum. Her şeyin hemen olmasını istiyorum ama hiçbir şey olmuyor. Sürekli bekleme halindeyim; bir mektubu, çalmayan bir telefonu, geç kalan birini bekliyorum hep; hiç huzurum kalmadı.
Tüccar ticaret mallarını ve kahvehaneler müşterilerin oturması için sandalyelerini koyarken yayaların hakları göz ardı ediliyor. Sonuç olarak yayalar da sokağı dolduruyor ve İstanbullu arabacılar sadece insanları ve köpekleri ezmemek için doğru düşünmek zorunda değil aynı zamanda yoldan çekilmelerini sağlamak için de sürekli bağırmaları gerekiyor.