zeynep

zeynep
@hellokedi
yükseklik korkusu olan bir kuşun maceraları
Anadolu’nun Mitolojik Kalbine Yolculuk
Puan vermedi·256 syf.··
2026 6. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:52
Uzun süredir yarım bıraktığım bir kitabı tamamladığım için mutluyum. Sınavlar yüzünden okumaya ara vermiştim; ancak artık yavaş yavaş geri dönmenin vakti geldi. Çok sevdiğim biri bana Azra Erhat kitapları hediye etmişti ve bu eserler rafta sırasını almayı bekleyeli epey zaman olmuştu. Kitabın içinde hem gezip görülebilecek yerleri bulabiliyor hem de buraların mitolojik hikayelerini okuyarak antik kentlerin ruhunu hissedebiliyorsunuz. Açıkçası bu kadar az okunmuş olmasına ve Azra Erhat'ın bu kadar az tanınıyor olmasına çok şaşıyorum. Özellikle genç kızların onun hayatını öğrenmesini ve kitaplarını okumasını tavsiye ediyorum.
Mavi AnadoluAzra Erhat · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2018383 okunma
Reklam
Puan vermedi·708 syf.··
2024 10. kitabı
Bu kitabı okumak için çok bekledim. Elimden geldiğince araştırmaya çalıştım. Çünkü okumadan önce kitaba hazır olmak istiyordum. Tek amacım tamamen anlamak ve hiçbir sayfanın havada kalmamasıydı. Bu hazırlık sürecinde Yeni Başlayanlar İçin Troya ve Homeros kitaplarını okudum. Zaten Azra Erhat mitoloji denince akla gelen ilk isimlerden biridir. Rüstem Aslan ise şu anda Troya antik kentinde kazı başkanı olarak görev yapmaktadır. Bu iki kitap hazırlanma sürecinde çok işime yaradı.Tabi ister istemez spoiler yiyorsunuz bu kitapları okuyunca ancak genel hikaye ile ilgili tüm taşlar yerine oturmuş oluyor. Ve kitaba başladığımda Mitoloji Sözlüğü çok yararlandım. Çünkü her karakter her kelime tek tek açıklanmış. Ayrıntılı ama boğmayan bir sözlük hazırlanmış. Mitoloji okumaya devam edeceğim için bu sözlük ilerde de çok işime yarayacak diye düşünüyorum. Yani kısacası İlyada'yı okumak isteyenlere bu kitapları da kesinlikle almalarını tavsiye ederim. Özellikle sözlük olmadan okumaya çalışsaydım her şey havada kalacak ve çoğu şeyi anlamayacaktım. Kitapta ise Akhalar ve Truvalıların 10 yıl süren savaşını anlatıyor. Bu savaşın son elli gününü okuyoruz, Paris'in Helen'i kaçırması ile başlayan olay daha sonra Hektor'un ölümü ile son buluyor. Maalesef bu hikayede yanan Hektor oldu. Tolgası ışıldayan ulu Hektor... Filmi ile kıyaslayacak olursam ben kitabını daha çok sevdim. Filmde tanrılar kısmı çıkarılmış ve basit bir aşk hikayesi üzerinden anlatılmaya çalışılmış. Tabi sinema sektörü için daha mantıklı bir senaryo kurulmuş. Ancak kitaptaki tadı bambaşkaydı. Özellikle savaşın geçtiği Troya bölgesinde gezme şansım olduğu için kitabı okurken daha çok etkilendim. Gökçeada (İmbros) ve Bozcaada (Tenedos) arasında Poseidon'un atlarını hayal ettim. Troya antik kentinde gezerken batı kapısı önünde nasıl Hektor'un can
İlyadaHomeros · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20229,6bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2024 122. kitabı
Kısa bir kitap ancak okuma alışkanlığımı geri kazanmaya çalışırken elimde birazcık süründü. Hikaye Afganistan'da geçiyor ve bir savaş ortamı var. Yatalak eşiyle ilgilenen kadını göz önüne alarak onun çevresinde gelişen olayları anlatıyor. Oldukça duygusaldı, beni hüzünlendirdi. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Ancak değinmek istediğin birkaç bir şey var. Kitap, özellikle Ortadoğu'daki kadının durumunu, psikolojisini, gördüğü baskıları ele alıyor. Birçoğumuz için tanıdık gelecektir. Ne yazık ki kız çocuklarının kaderi çoğu yerde aynı. Yatalak eşine bakan kadın, aslında bu süreçte eşiyle evlilikleri boyunca paylaşamadığı duygularını onunla paylaşıyor. Beni en etkileyen cümle ise ise şu oldu: Beni asla dinlemedin, bana asla kulak vermedin! Tüm bunlardan asla söz etmedik. On yılı aşkın bir süredir evli olsak da, birlikte iki üç yıl yaşadık. Aynı evde yaşayıp birbirinden haberdar olmayan ruhlara...
Sabır TaşıAtiq Rahimi · Can Yayınları · 2023818 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2024 5. kitabı
Jean -Louis Fournier'den okuduğum ikinci kitap oldu. Yazarla tanışmak için 'Otopsim' kitabını seçmiştim ve çok beğenmiştim. Artık tüm kitaplarını okumadan bırakmayacağım belli oldu:) Fournier okurken kendimi huzurlu hissediyorum, yazdığı şeyler çok tanıdık duygular olduğu için mi bilmiyorum ama sayfalar akıp gidiyor. Kitapta hüzünlü bir hikaye anlatılıyor aslında ama yazar bunu o kadar güzel ve esprili bir dille anlatmış ki, kitabı okurken hüzünlü hikayeyi unutup çoğu zaman güldüğüm hatırlıyorum. Aynı zamanda otobiyografi olan kitap, yazarın çocukluğundan itibaren babası ile yaşadığı diyalogları, anıları bize aktarıyor. Küçük çocuğun gözünde babası hem büyük bir kahraman hem de sorunlu bir baba figürü. Beni en etkileyen şey ise kitabın son iki sayfasıydı. Çünkü bir tarafta küçük Fournier ve babasının eski bir fotoğrafı vardı. Diğer tarafta ise şu yazı: Şimdi büyüdüm, yaşamın zor olduğunu biliyorum ve hayatı daha dayanılır kılmak için "kötü" yollara başvuran kimi daha hassas insanlara kızmamak gerektiğini de. Galiba insan anne babasını anlamaya başladığında, onlara bazı konularda kızmaması gerektiğini fark ettiğinde büyümüş oluyor. Çünkü onlar da bir zamanlar çocuktu...
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2024 15. kitabı
Uzun süredir elimde olan eseri sonunda okudum. Geç kalmış gibi hissetmedim aslında, bence okumak için tam zamanıydı. Hikayesini az çok biliyordum fakat kitap beklediğimin dışında ilerledi. Öncelikle bana hissettirdiklerini anlatmak istiyorum. Çoğu zaman duygulanarak okudum, bazı yerlerinde sinirlendim, bazen ise Feride'nin Kâmran'a aşkını iliklerime kadar hissettim. Ama beni en çok etkileyen küçük Munise oldu. Çünkü onun yalnızlığını, anne babasız halini okudukça Feride onu bir an önce sahiplensin diye daha hızlı okumaya başladım. Sanki ben hızlı okuyunca o küçük çocuk, şefkati Feride'nin kollarında daha çabuk bulacaktı. Bir yandan da Feride'nin içine attığı aşkını okudum, daha doğrusu içine atmak zorunda kaldığı. Hani şu gururuna yenik düşmeyen aşkını... Ama kitapta beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Bir kadının, toplum baskısı yüzünden sürekli işini değiştirmek zorunda kalması ve oradan oraya sürüklenmesi. Her gittiği yerde erkeklerin kendini bilmez halleri ve dedikodu yüzünden iftiraya maruz kalması. Günümüz toplumuna çok da uzak sayılmayan şeyler. Beni rahatsız eden diğer bir konu ise; Kâmran'ın Feride'yi aldatmasına rağmen Feride'nin hikayenin sonunda eve geri dönmesi ve mutlu son diye kitabın bitmesi. Neden bu durum yok sayıldı, anlam veremiyorum. Tüm bunlara rağmen kitabı çok beğendim ve kesinlikle tavsiye ederim. Kitap çok eski bir basım ve bana bir büyüğümden hatıra kaldı. O yüzden okurken çok keyif aldım diyebilirim. Çünkü eski basım kitapları okumayı daha çok seviyorum. Kim bilir, benden önce okuyan kişi hangi duygu içinde okudu bu sayfaları. İnsan, birini sevmek felaketine uğradı mı, esir gibi bir şey oluyor.(57) İnsan, ne kadar acı olursa olsun,bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükun ve tevekkül geliyor.(335)
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,5bin okunma
Reklam