O, her şeyden evvel, dünyaya bir devlet reisi olarak geldi. insanları sevk ve idare etmek hünerini o, hiçbir kitaptan ögrenmedi. bu bilgi ve bu hasletle doğdu. onun içindir ki, tasavvur ettigi bütün inkılâplari, sokağa düşmeksizin, gayri mesul yığınların kör kuvvetine kapılmaksızın bir damla kan dökmeden, bağırıp çağırmadan, yıkıp yakmadan, daima kanuni şekillere dayanarak, daima bir "devlet adamı” otoritesi, bir devlet adamı mesuliyetiyle başarıp meydana getirecektir. Bu kadar insani, bu kadar medeni bir inkılâp hâdisesine cihan tarihinde ilk defa rast geliyoruz.