kadın hükümdar

Mustafa Kemal, Anadolu’ya geçerken hiç şüphesiz orada Türk milletinin kendi iradesine dayalı bir teşkilat kurmaya ve dünyaya Türk milletinin sesini duyurmaya karar vermiş bulunuyordu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Vatandaşlar, bu muazzam içtimamızla biz bütün cihana gösteriyoruz ki, Türk buradadır burada yaşayacak,burada ölecektir.”
…Türk milleti heyecanla bir anda birleşmiş ve ayaklanmış bulunuyordu. Müttefikler dahil, hiç kimse bu tepkiyi hesaplamamıştı. Her şeyi kabul ettireceklerine inandıkları, yorgun ve geleceğini metanetle beklediğini sandıkları Türkler şimdi, “ya ölüm ya kurtuluş!” diye haykırarak ayaklanmıştı.
Çanakkale’deki büyük zaferinden sonra Mustafa Kemal’in nüfuzu artmış, ittihatçılara muhalif olanlar ona ümit bağlamaya başlamışlardı.bununla beraber Mustafa Kemal, prensiplerine sadık yalnız bir asker olarak vatana hizmet etmeye çalışmakta, faal politikaya karışmamaktaydı.
Mustafa Kemal, Türk milletinin derin şükranını kazanmış ve milli kahraman olarak kutlanmıştı. Alman Kayseri özel bir adamını göndererek Mustafa Kemal'i tebrik etti. Bu zafer, Türklere 250 bin kişinin kaybına mâl olmuştur. Düşmanın kaybı da bir o kadardır. Hiçbir imparatorluk, çöküşü anında bu kadar parlak bir zaferle batmamıştır.