Okuduğum ilk Osamu Dazai'nin (Shūji Tsushima) kitabı. Bu kitabı önyargısız bir şekilde baştan sona okuduğum için mutluyum. Çünkü, hayatımın özellikle son yıllarında kitaplara karşı nihai yargımı okumadan önceki önyargımın etkilemesine müsaade etmiştim. Kitap 5 parça hikayeden oluşuyor, bu şekilde hikaye kitaplarını daha önce okuduysanız ya da benzeri parça parça hikaye anlatan filmleri izlediyseniz eğer yazarların sıklıkla yaptığı bir şeye rastlamışsınızdır. Yazarlar hikayenin bazı kısımlarını açık bırakırlar, böylece hikaye okuyucunun kapasitesiyle sınırlı kalır. Hayal gücünüze göre hikayenin öncesini veya sonrasını kendiniz çıkarımlar yaparak hazırlayabilirsiniz.
İlk hikayemiz olan "Maymun Adası" bahsettiğim kategoride açık ve betimleri güzel olan hoş bir hikayeydi.
"Dönüşüm" ve "Tren" hikayelerinde de benzeri şekilde, karakterleri dolu dolu tanımıyor ama hikayelerini anlıyor, kendimiz çıkarımlar yapıyor hikayeyi kendimiz devam ettiriyoruz. Bu noktaya kadar hikayelerde ortak bir şekilde güzel bulduğum noktalar da vardı. Hikayeler insanlığa dokunmak temasıyla ilerliyor, farklı duyguların hakim olduğu şekillerde anlatılıyordu. Hikayelerde insanlıktan çıkan, farklılıklar yaşayan karakterleri görüyoruz.
Buraya kadar yazarın betimlerini beğenerek okumuşken "Yaprak Yaprak" hikayesinde bir tıkanma yaşadım. Hikayede haikularla süslenmiş sayfalar, tıpkı haikular gibiydiler. Betimleri güzel, göze ve kulağa hitap eden fakat bir şeyler anlatmak için oldukça kısa şiirler. Bu hikayenin içerisinde yazar, her paragrafta bambaşka bir şey anlatmış. Hiçbir bağlılık göremediğim bu hikayelerde artık ben de bir yerden sonra bağ aramayı bırakıp sadece yazarın betimlerini takdir ederek okudum. Açıkçası bu bölümün bir an önce bitmesi için de dua ettim.
Son hikaye olan "Hatıralar" kısmında