Trenin kalkmasına daha üç dakika vardı. Artık katlanamıyordum. Birilerini yolcu eden herkes aynı duyguları yaşıyordur sanırım, tren kalkmadan hemen önceki o üç beş dakika, insan hayatının en çaresiz anlarıdır. Söylenmesi gereken her şeyin söylendiği, geriye yalnızca sessizlik içinde birbirilerinin suratına bakmanın kaldığı o anlar...
Ne yazık ki şüphelerim ileride beni haklı çıkaracaktı...
Bir süre bana büyük bir heyecan ve mutlulukla baktı, ardından kaşlarını hafifçe çatıp kısık bir sesle, "Ne yapmalıyım sence?" diye benden tavsiye istedi. Bu vakitten sonra lüzumsuz soytarılıkları eğleyecek hâlim kalmamıştı...