Türk edebiyatında benzerine fazla rastlanmayan türde bir kitaptı, okurken çok zevk aldım. Yer yer Hüseyin Rahmi, o zamanın gündelik problemlerinden de yakınmış; belediyenin tarihi alanlara yeterli özeni göstermemesi gibi. Ancak yazarın araya kattığı kendi düşünceleri, akıcılığı biraz etkilemiş. Yine de okuyucuyu hemen hikâyeye geri döndürmeyi başarıyor. Sonunun da en baştan öyle olacağını biliyordum ama okudukça “Gerçekten öyle mi acaba?” dedirtti.