..Dışarıya açık pencereler bir bir mühürlenince,ev, kendi iç yaşayışına dönecek,sonra göz ,içerinin karanlığına alışınca, elinde bir kandil, içimizin dostu, ağırlıksız o iç ben, odalardan odalara geçerek, sessiz ve esrarlı, ortalığı derleyip toplayacak, fısıltılarıyla susadığımız hakikatları bildirecek, bir sezgi ve eriş dünyasında, içten dirilmiş ve filizlenmiş olacağız.
…elimizin altındaki dünyayı diriltmeye ve onun değerini düşürmeden ona yeni yeni parçalar katmak, bu katma işinde de insanın mutluluğunu bozmayacak bir oranı korumak , daha akla yatkın , sağduyuya uygun ve bir medeniyeti daha ömürlü yapmaya elverişli, en az emek kanununa da daha fazla değer verdirmiş bir verimliliği kavrayışlı olmaz mı?