Birkitapokudum

Birkitapokudum

, bir kitap okudu
8/10
·438 syf.·
Beğendi
·
14 günde okudu
·
2024 10. kitabı
Sezgin Kaymaz
8.9/10 · 441 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Üzülme... Üzülebilecek kadar güzel bir yüreğin varsa sevin. Üzülme. "

Birkitapokudum

, bir kitap okudu
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2024 9. kitabı
İsmail Güzelsoy
8.9/10 · 197 okunma
Yüzleşme
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2024 14:18
Bizi bize anlatarak yaşadıklarımızla yüzleştirmiş yazar. Evimizin içinde balkona çıkamamak nedir? Sıkışmışlık, sınırı belli alanlara kadar gidebileceğimiz, iplerin hep başkasının elinde oluşudur. Bir korku aleminde sürekli dövülme, dışlanma, horlanma, ötekileştirilme korkusuyla yaşamaktır. Bitmeyen bir şiddet sarmalına düşmektir. Kendi evinde/ülkende mülteci olmaktır. Şiddetin her türlüsüne değinilmiş kitapta. Aile diye sığındığımız, sevgili diye sarıldığımız, dost diye kucakladığımız bulunduğu konumu hep bir şiddet nesnesine dönüştürmüş. Nerede uyudum, ne yedim, hasta mıyım, bir başıma ne yapıyorum diye düşünmüyor ama aynı baba balkona çıktım mı, "sürtük" oldum mu diye gözünü dört açıyor. Ve roman “namus” ile “cinayet” kelimelerinin nasıl bir paradoks olduğunu gösteriyor bize. Kendisi güya şiddetten kaçan anne 6 yaşındaki bir çocuğu bir başına bırakmakta hiç tereddüt etmiyor. Masumun yanında yer alman için güçlü olmana gerek yok, tarafını belli et yeter. Bunu kitap söylüyor. Peki, başka ne söylüyor Rölanti Çıkmazı? Taş Muzolar yerden bitmiyor, aramızda yetişiyor. Bizler kendi küçük alanlarımızda, güdük bir şekilde yaşarken, uzaktan uzağa akıl verip fikir yürütürken Taş Muzolar sokaklarımızda fink atıyordu. Kosta'ydık. Her şeyi bilen ama ancak duvarlar arasında yaşamak zorunda kalandık. Zihni hızlı, kendi yavaş Perizad'dık. Maruz kalandık. Deniz kumuyla yapılan süslü binalara aldanıp yüz yıllık sanat dehası “yuvalarımızı” soğuk, parlak cam kabinlere tercih edendik. Masumun yediği dayağın birazını yemeyi göze alamayandık. Kendi sokağını terk edip başka sokaklarda aşağı mahallenin çocuğu olmaya razı olandık. Köyün delisi olmamız, ilk taşı yanınızdakinin atmasıyla başlıyor. Yoksa bu sonu biz mi hazırladık? Evet, Rölanti Çıkmazı bizim kendi çıkmazımız.
Rölanti Çıkmazıİsmail Güzelsoy · Everest Yayınları · 2024197 okunma

Berkanhyt

@brknhyt
·
“Çocuk oyunlarının kayboluşu, insanlığın masumiyetini yitirişinin simgesidir. Sokaklarda çocukların oynamadığı bir yerde edebiyatın, sanatın, aşkı, diğerkamlığın mümkün olamayacağı ortada. Sokaklarda çocukların oynamadığı kentlerin betondan ve asfalttan oluşan birer insan çiftliğine dönüşmesi kaçınılmaz, Perizad. Bütün bunlara burun kıvırıp, ‘Çok romantik, geç bunları!’ diyebilirsin tabii ama biraz düşün. Yaşadığın şehre bir bak Allah aşkına, ilk olarak neyi ortadan kaldırdı kudretli efendiler? İnsanları hayalsiz, umutsuz, dirençsiz et yığınına dönüştürmek istiyorsan önce sokakta oynayam çocukları eve kapatırsın. Buna karşı biz ne yaptık, peki? Hiçbir şey!”
Sayfa 145·Kitabı okudu
Düşünce