Bu kitabın neden bu kadar beğenildiğini bir türlü kavrayamadım. Şimdiki zamanla yapılan anlatımda karakterleri, olayları kabullenmek ne kadar zordu. Her şey uzaktan izletiyor, hiçbir karakterin duygusuna giremiyorsun. Buna hem şimdiki zamanlı anlatım engel oluyor hem de yazar herhangi bir sahne kurmadığı için karakterin duygu dünyasına giriş yapamıyorsun. Büyük Defter bölümü tümden fiyaskoydu. Çocukların yapabileceği şiddetin boyutunu arttırdıkça inandırıcılıktan ne kadar uzaklaştığını görememiş yazar. Herhangi bir karakterin bir amacını göremediğin için ne tarafa gideceğini bilemiyorsun. Sürekli kabus görmüş, debelenip durmuş, yenice uyanmışım gibi hissediyorum. Dil mevzuna hiç girmeyelim. "Düşen kar tanelerinin ıslak sesi" gibi bir cümleyle karşılaşmak da tüy dikti.
Okumamak bir eksiklik oluşturmayacak.