Saf
" Değişmenin tek yolu yaşamaktır."
Saf, bir yol hikayesi. Yolun başındaki ile sonundaki arasındaki fark da yaşamın kendisi oluyor. Subala'yla yola çıkıyoruz. Bilge, çevik alabildiğine saf çocuk. İnsani duygulardan uzak, sadece bir tek amaç için robot gibi yetiştirilmiş özel bir çocuk/genç. Yol boyu Mahimah adlı bilge kadının uyarılarını, öğütlerini dinliyoruz. Subala bu sese çoğunlukla kulak verse de yolun değiştirme gücü bu saf çocuğu değiştiriyor. Zaman geçtikçe saflığın yavaş yavaş kaybedildiğini görüyoruz. Değiştiren bu güç insan, toplum. Saflığın kusur sayıldığı zamanlar.
Subala'nın yola çıktığında saklaması gereken bir sır var. Sırrını ancak ya boş konuşarak saklayabilir ya da yalan söyleyerek. " Bir sırrın olduğunu anlamalarıyla sırlarını bütünüyle bilmeleri arasında pek fark yoktur." Uyum sağlaması, görünmemesi gerekiyor . Çünkü insanlar farklı olanı sevmediği gibi kabullenmiyor da. Etiket yapıştıramadığı her şey onu korkutur.
İnsan; konuşur, dinler, sever, aşık olur, öfkelenir, merak eder, heyecanlanır... Bunca duyguyu bir arada yaşarken o kadar saf kalması mümkün mü? Sadece ne kadarını kaybetti?
Duyguyu, düşünceyi saklamanın yolu yazıdır, diyor. Cümlelerin peşine takılan Subala yüz yılların birikimini edebiyat olarak bize sunuyor. Yaşamayı ve sanatla uğraşmayı birleştirerek kalıcılığı, ölümsüzlüğü sağlıyor bir yerde. İyileşmenin tek yolu da bu. Yoksa kötülük her yerde pazar kurmuş, gaddarlık kol geziyor. Narin çocuklar öldürülüyor nerede diye soramıyorsun bile.
Masalsı anlatısıyla insanın kendine ulaşma yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Kendi yaptığınla sarhoş olursan kimse seni ayıltamaz, diyor.
" Asla korktuğun şeyleri söyleme. En güvendiğine bile. Bir insanın hayatında sır olabilir ama bunların en büyüğü nelerden korktuğudur. Korkun senin kırbacındır.
Saf Suya Anlatİsmail Güzelsoy · İthaki Yayınları · 2025159 okunma