Bizim Yunus
Puan vermedi
Bizim Yunus Hemrâhım dedin bu yolda ey mâh / Hemrâhı koyup gider mi hemrâh? Yunus Emre zamanında derlerki büyük bir kıtlık oldu .Öylesine büyük bir kıtlıkta Yunus vardı Hacı Bektaş Velinin huzuruna bir çuval buğday için. Söyledi efendim ben isterim anama ve kendime buğday ! Hacı bektaşı Veli evladım sana nefes verelim buğday yerine dedi.. Yunus dediki olmaz efendim ben nefesi neyleyim isterim buğday Hacı Bektaşı Veli dediki öyleyse her tanesine yüz nefes verelim ! Olmaz dedi Yunus ben neylerim nefesi evde anam aç bekler . Peki dedi Hacı Bektaş Veli veriniz Yunus ‘a buğdayı ! Yunus aldı buğdayı evin yoluna varırken bir hamamda durdu hem zahiri temizledi hem batını anladı heyhat! Ben ne yaptım nefesi buğdaya tercih ettim diye !Bir vâveylâ ile vardı Hacı Bektaş dergahına ancak artık hüküm verilmişti. Söyledi Hacı Bektaş Yunus artık senin kilidin Tabduk Emre’de ! Yunus vardı Tabduk Emre’ye dediki hocam bana himmet ! Tabduk dediki önce hizmet sonra himmet ! Böylece Yunus dergaha 40 yıl taşıdı odun ! Hemde odunların herbiri düzgünce … Söyledi Tabduk Yunus neden bu odunların hepsi düzgün ? Dediki Yunus hocam dergaha getirmezem eğri odun yakışmaz adamında odununda eğrisi mekana! Heyhat ! Tabduk gördü ve tasdik etti ancak bekledi seyri süluku Yunusta ! Gönderdi onu başkaca yerlere ve gösterdi ona şeriatı,tarikatı,marifeti ve hakikatı Birgün Yunus döndü dergaha basgözü görmeyen Tabduka halini sunmaya, dervişler dedi hocamla nasıl görüşürüm? Dervişler dediki yat eşiğe sabah namazına kalkınca belki kabul eder seni makama! Yattı o gece Yunus Eşik taşına,başına yastık eyledi. Altında çamur üstünde yağmur yağdı ama yine gönlü hoş idi bir Erzurum türküsünde söylendiği gibi! Huzura geldi Tabduk ve bastonu Yunusta durdu kimdir bu ey erenler dervişler dedi cevabını bilerek
1000Kitap
Bizim YunusNevin Erdem · Cinius Yayınları · 20181 okunma
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2023 10:29
Ben de sizin gibi bir beşerim ancak bana vahyolunur.” (Kehf, 18/110, Fussilet, 41/6) âyet-i kerîmesinin hükmünce husûle gelmiş olan “şemâil” türü, asırlar boyu Türk-İslam kültürü ve edebiyatı için en önemli kaynaklardan biri olagelmiştir. Peygamber Efendimizin (sav) daha ziyade beşerî özelliklerini, dünya hayatında vaz ve takip ettiği Sünnet-i Seniyye’yi bir örneklik teşkil edecek şekilde aktarmak üzerine gelişen bu türün en şümullü ve kâmil örneklerinden birini eş-Şemâilü’n Nebeviyye’siyle nesir yoluyla aktaran İmam Tirmizî Hazretlerinin bu eseri, son dönem Osmanlı paşalarından Mekteb-i Fünûn-ı Bahriye mirlivâsı, hem velûd bir Türk âlimi ve münevveri hem de Üveysî tarîk ile müridi olduğu İdrîs-i Muhtefî Hazretleri vasıtası ile sâdık bir sûfî olan Eyüp Sabri Paşa tarafından Tercümetü’ş Şemâil adı ile elli altı bâb hâlinde, hadîs-i şerîf izahları, şerhleri ve râvi silsilelerine ilaveten konuları destekleyen âyetler, beyitler ve manzumeler eşliğinde tercüme edilmiştir. Hüsâmeddin Nakşibendî Hazretlerinin aynı eserden yaptığı tercüme ve şerh çerçevesinde kaleme alınan bu tercümenin mukaddimesi Ahmed Midhat Efendi’nin neşrettiği “Tercümân-ı Hakîkat” gazetesinde bir tanıtım yazısı ile birlikte yayımlanmıştır: “Âsâr-ı nefîsesi ebnâ-yı zamân nezdinde bi-hakkın iştihârını mûcib olmuş bulunan Eyüp Sabri Bey birâderimiz şimdiye kadar kütübhâne-i İslâm’a yâdigâr buyurdukları âsâr-ı mergûbe ve mahsûbeye zamîme bu kere dahi Şemâ’il-i Şerîf’i tercüme buyurmuşlardır. (...) Eser-i celîl-i mezkûrun takdîr-i kıymeti yolunda buraca bizim temhîd-i mukaddimât etmekliğimiz hiç lüzûm görülememiştir. Muharrir-i mûmâ ileyhin kudret-i kalemiyyesi zâten kıymet-sencân-ı erbâb-ı ma‘ârif nezdinde takdîr olunmuş bulunduğu gibi te’lîfâtında ağlebiyyetle bir cihetin Zât-ı Şefâ‘at-Simât-ı Hazret-i
Din
eş-Şemailü’n-Nebeviyyeİmam Tirmizi · Ketebe Yayınları · 20219 okunma