Hiç farkında olmadan kitap okumaya alışıp gitmiştim. Büyük bir keyifle elime alıyordum kitapları. Kitaplarda anlatılan hayatla gerçek hayat arasında hoş farklar vardı. Gerçek hayat gitgide ağır bir yüke dönüşüyordu.
“Evet. İşte sana akıl, git ve yaşa! Ama insanlara hem çok az hem de eşitsiz dağıtılmış akıl. Keşke herkes aynı şekilde akıllı olsaydı! Ama öyle değil işte. Kimi anlar, kimi anlamaz, kimi anlamak bile istemez!”