Okuduğum her bölüm için ektiğimi biçtiren bir kitaptı.Beyhan Budak’ı uzun süredir takip ediyor,videolarını izliyordum fakat kitabını okumak çok daha etkili oldu benim için.Benim gibi zor ikna olan birini dahi üslubuyla titizce olmam gereken yere getirdi,öğretti.Birçok farkındalık kazandım,gelişimimi “terapi defteri” adını verdiği deftere,kazançlarımı yazarak izledim.Soyut ve zihinsel okumadan somut ve eylemsel yazmaya dönüştürmek ruhuma oldukça iyi geldi.Hayatıma giren insanların dahi bu kitap kadar yararlı olduğunu düşünmüyorum.Beyhan Budak benim için ölçülemez bir psikolog ve yazar.Bu kitapla birlikte ilk önce kontrol takıntımı ve kaygımı sonra ise içimdeki sesi bir kenara bırakıp yerine çok güzel şeyler ektik.En çok da “kendine vermen gereken sözler” bölümünün bana çok şey getireceğine inanıyorum.Bu kitap benim hep baş ucu kitabım olacak ve olur da geldiğim noktayı unutursam bu kitaptaki değerli tavsiyelerle tekrar yolumu bulacağım.Ayrıca kitapta değinmek istediğim diğer özellik daha var:bir durumu anlatırken danışanlarıyla yaşadığı olaydan ve diyaloglardan bahsetmesi,benim de o hikayenin bir parçası olduğumu anlamama ve danışanla bir bağ kurdukça asıl eksik olan kısmımı kavramama neden oldu.Ve Japon kültüründen örnekler,hayata bakış açıları beni oldukça cezbetti,kesinlikle araştıracağım bir konu çıkmış oldu.Çoğu yazardan konuya ilişkin alıntılar yapması benim için cep söz gibi oldu.Artık ne zaman başımın sıkışacağı olay yaşasam alıntıladığı o sözler aynı yemek kitabının tarifleri gibi beynimin ön sayfasında gösteriliyor.Ne kadar teşekkür ne kadar minnet sunsam da az.İyi ki var olmuş Beyhan Budak bizi var edebilmek için
!