İzmarit Ve Boşluk
​Senin olduğun odalarda Nefesimi tutuyorum Ciğerlerime senin havan dolmasın diye. Eski bir şarkı başlasa, Kulaklarımı değil, kalbimi tıkıyorum; Sesin aradan sızmasın diye. ​Öyle bir korku ki bu; Yüzümü yıkarken bile yabancıyım ellerime. Sanki dokunsam, Seni hatırlayacak parmak uçlarım. Sırf seninle aynı yöne bakmamak için Güneşi bile sırtımda taşıyorum artık. ​Mutfaktaki masanın yerini değiştirdim, Bardakların yerini, Gülüşümün yerini... Sana değen ne varsa, Hepsini bir uçurumdan aşağı ittim. ​Şimdi bomboş bir evin ortasında, Hiç tanımadığım bir adam olarak oturuyorum. Korkum dindi mi? Hayır. Çünkü şimdi de Senin olmadığın bu koca boşlukta, Seni bulamamaktan kahroluyorum. Garp yeli
Şiir
Pentagram Gitaristi Şehit Ümit Yılbar
Bilmiyordum dağların bu kadar dik olduğunu Bilmiyordum gecelerin bu kadar uzun olduğunu Bilmiyordum zamanın bu kadar yavaş geçtigini Ama biliyordum içimdeki vatan sevgisini Biliyordum içimdeki aşkı. Kanımı istersin toprağım Yoksa cesedimi mi Yeter ki sen susa Suyun olurum senin Tasmasından bağlanmış çılgın köpek gibiyim Salıvermiyorlar ki gideyim Bilmiyorlar mı ki ben Türk evladıyım Bırakın ben ölmeye gideyim Ben koymuşum bu yola baş isterse düşsün kafama taş Vazgeçmem bu yoldan arkadaş Gelsin yedi düvel ezerim hepsini Ümit Yılbar 14.05.1993 Bağgöze/SİİRT
1000Kitap
Reklam
Kum tanesiyim ama çölün derdini taşıyorum Her bir anımda asırların çilesini yaşıyorum Hüznümü de sevincimi de belli etmiyorum Lâkin hepsini ben bu, bu bedende taşıyorum KK
Günaydınlar efendim. Sabahı şerifleriniz hayrolsun inşallah. Bu saatlerde uyanmak yerine kollarının arasında mayışık mayışık kıvrılmayı seçerdim eğer hayat bana bi seçim yaptırsaydı. Açılmayan gözlerimden öpüp şöyle belimdeki boşluğa sarılıp kendine yaklaştırıp kokunu içine doldurmanı hiç bir şeye değişmezdim bu saatlerde. Allahım🤲🏻 Öyle güzel uyuyor ki. Uyku yarı ölüm hali derler insannın yaşadıklarını bi müddet unuttuğu, acısını unuttuğu, arındığı, kavuşamadığı sevdiklerine kavuşup hasret giderdiği, içine attıklarını yeri gelip uykusunda kötü rüyalarla dışa vurdukları yeri gelip iç çeke çeke ağladıkları üç beş saat. Ama demişler ki uyku yarı ölüm hali. İnanmıyorum artık buna. Çünkü öyle tertemiz, Öyle saf, Öyle sessiz sedasız, Öylesine huzur dolu ki uykusunda. Böyle güzel uyunmaz Allahım. Böyle huzur verilmez uyurken bile. Bak ne diyorum; Nefes alışın verişini duymak için sabahı sabah ettim. Bu nasıl bir sessiz uyumaktır sükunet içinde. Sarıp sarmalamak göğsüne sokmak istiyor insan seni sen uyurken. İçim sabaha dek sen doldu be adam. Duyamasam da hissettim nefes alışını, Göğüs kafesinin usulca inip yükselişini hissettim. Senle olan kalbim yanına varıp yüreğindeki yangını söndüremedi ama sabaha kadar uykunda karşındaydı. Bir gün yanı başında da olacağız. Avuçlarımdaki duanın sahibi sensin. Yolum sensin. Hüznüm de sensin mutluluğum da. Bilirim ki her fırtınanın ardından sükunetle gögü saran güneş doğar. Ve aynı yerde aynı kişide o güneşi yaşamak çok daha kıymetli olur.
Hani yalanım yok bilirsin sen Saçının teli yere düşse Üç kere öper alnıma koyardım Sevda tam kalbe düşmüşse Hani yalanım yok bilirsin sen Hani öylede ölümsüzdü yaşananlar Deli dolu geceler durgun sabahlar Böyle bir sevdadan sonra aşka Karaktersiz olanlar yeniden başlar Hani öylede ölümsüzdü yaşananlar Şimdi balkonda sigarlar duman duman Gökyüzünü bir bulutlar bir ay süslüyor Ne verdiyse hepsini geri alırmış zaman Yanaklarına ılık bir gözyaşı süzülüyor Şimdi balkonda sigarlar duman duman M. İlhan Genç
Şiir
Acılar dünde kaldı Aklım seni gördüğüm son günde Geri ver gönlüm sende kaldı Dünde, bügünde Sevda bahçesinden umut topladım Gel gör, hepsini Sana sakladım Gelsen umut sevda olur Gönlümdeki her toprağı sana ayırdım Dışarda savas var yüreğimde sen Kaç savaş geldi geçti dünden Ülkemde huzursuzluk, yüreğimde kıyamet "Savaşlar biter, yüreğimde sen..
Reklam
Reklam