Şu, gün yüzlü çocuktaki nerm ve nâzik ten, solucan yemi olarak yaratılmadı mı; ve çocuk ölmek üzere doğmadı mı?
Hangi kitap vardır ki, sonunda bir son olmasın; ve hangi madde vardır ki, değişmeden bir saniye kalabilsin?
Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla,
Bazen sessiz sedasız, ipekten kanatlarla,
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla,
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla.