Konu tercihi romantik olanlar için ideal, biraz da içine heyecan katılan kitap özellikle son 200 sayfada oldukça akıcı, en azından benim için öyleydi. Eleştirebileceğim üç şey var:(1)Zaman kavramı çok kafama takıldı, birkaç gün içinde değişebilecek düşünceler sabahtan öğlene kadar değişiyor. (2) Karakterler dedikleri cümleleri unutuyor, tekrar tekrar aynı şeyi diyorlar.(3) Editör başlı başına eleştiri kaynağı, Müjde Aklanoğlu'nu(hem kendisini hem yazdıklarını) çok severim, karakter olarak örnek alınası biri, dirençli, çalışkan, özverili ve üretken. Kitapları yazarken de büyük bir emek verip elinden geldiğince hataları azalttığına eminim, ama editör azalan hataları yok etmeyi bilememiş ne yazık ki. Eğer editör kitabın okumasını yapıp düzenlemelerini yapmayacaksa hiç işe koyulmasın, sonra kitabı okurken olmadık yerlerde oluşan yazı stili farkından, büyüklüğünden, yazım hatalarından kitaba odaklanmakta güçlük çekiyor insan.
Ha son bir şey, Cem tam olarak nefret ettiğim erkek tipi, okuyacak olan birçok kişinin de olabilir. Ecem her ne kadar bayılıyor da olsa yerinde eleştirilerde bulunarak en azından birçok kitapta bulunmayan dokunulmaz erkek başkarakter eleştirisini ortaya koyabiliyor.
Kitabı ne yazık ki kaybetmişim, yakın zamanda bir şekilde tekrar elime geçirip okumayı sabırsızlıkla bekliyorum. Bu sebeple yarım bıraktım ibaresine takılıp olumsuz bir fikre kapılan olsun istemem.
Kiraz Ağacıyla Aramızdaki Mesafe, genetik bir hastalık sebebiyle zaman içinde kör olacak olan Mafalda'nın çok sevdiği kiraz ağacının görebildiği mesafeden itibaren ağaca varana kadar adımlarını sayışı ve o adımlar gittikçe azaldığı süreç içinde Mafalda'nın Estella, ailesi,en iyi arkadaşı sayesinde alışmaya çalışmasını konu ediniyor.
Mafalda'yı sevdim, sanırım ilk defa küçük bir çocuğa aşık oldum, Filippo, ilk defa bir kadını gerçekte bir kitapta dört buldum, Estella.
Estella'nın son mektubu, kitabın son saylarındaki Mafalda'nın yazacağı kitap hakkındaki ilk cümlesi size gözyaşıyla beraber bir tebessüm kazandırabilir.
Bütün çocuklar karanlıktan korkar...
Ve farklı kılınmak için bilime gönüllü bir leydimiz daha benle buluştu. Bu tür tarihi kurguları sadece aklımı dağıtmak için okuyorum, akıl dağıtabilmek için en iyi yöntemlerden biri bence. Eski zamanlarda dolanırken entrikayla, biraz savaşla, biraz aşkla, biraz bilimle buluşuyorsunuz bu tür kurgularda. Bu kitapta da okuduğunuzda edineceğiniz bilgiler var, aynı zamanda aklınızı da dağıtıyorsunuz. Bence mükemmel bir bileşim. Ayrıca, kurgu basitti, ancak birazcık diğer kurgulardan ayrılan yönleri de yok değildi. Bazı olaylar hızla gerçekleşti, " e daha bir sayfa önce adam hovardaydı ya" demişliğim olmuştur okurken ya da "hani adamdan uzak duracaktın, ilk fırsatta yapıştın dudaklarına" deyişim de oldu. Ama dediğim gibi kafa dağıtmak için okuduğum bir kitap, bu sebeple okurken bu hızlı akışı göz ardı edebildim ben.
Okuyacakları keyifli okumalar dilerim.
Eğer lise çağlarında değilseniz, büyük ihtimalle kitabı beğenmeyeceksiniz. Açıkçası nasıl bir yürekse bendeki kitabın arkasına bakmadan isminin Dublin Caddesi (Dublin'in fantastik kurgular için uğrak bir mekan oluşu malum) olmasından dolayı fantastiktir diye kendimce yorumladım ve okumaya başladım. Hataymış.
Dublin CaddesiSamantha Young · Dex Yayınevi · 2013926 okunma