"Bir ilişki durumunda kendinizi rahatsız hissettiğinizde sizi normale döndürmek için gerekenin partnerinizden küçücük bir iç rahatlatma çabası/güvence verme olduğunda dikkat edin. Fakat bu rahatlatma gelmediğinde ilişkiye dair endişeleriniz katlanır ve bağlanma sisteminin sakinleştirmek için bir kısa mesajdan çok daha fazlası gerekir. "
"Yakınlık arttığında partnerini küçümsemek, kaçıngan bağlanma stiline sahip insanların tipik bir özelliğidir ve duygusal bir mesafe yaratmakta kullanılır."
"Nihayetinde beynimiz partnerimize güvenli dayanak olarak belirliyor. O insan ihtiyaç duyduğumuzda başvurduğumuz duygusal olarak çöpe attığımız güvenli dayanık oluyor. Bu kişinin duygusal olarak ulaşılabilirliğini aramaya programlayız. Partnerimiz temel bağlanma ihtiyaçlarımızı karşılayamadığında kronik bir kaygı ve gerilim hissediyoruz. Bu da çeşitli kırgınlıklara sebep oluyor. Bize güvenli dayanak sağlayamayan romantik bir farklarla birlikte olmak sadece duygusal sağlığımızı tehlikeye atmakla kalmıyor, fiziksel sağlığımızı da olumsuz yönde etkiliyor."
"Tek başımıza dünyaya adım atma yeteneği güvendiğimiz birinin yanımızda durduğunu bilerek mümkün oluyor. Ve işte bu bağımlılık paradoksudur. Bağımsızlık ve mutluluğa giden yola çıkmak isterseniz öncelikle bağlanılacak doğru insanı bulun ve bu yolculuğa onunla çıkın."
"Çeşitli çalışmalar birbirine bağlanan iki kişinin tek bir fiziksel birim oluşturduğunu söylüyor. Partnerimiz tansiyonumuzun nabzımızı solunumumuzu ve kanımızdaki hormon seviyesini düzenleyebiliyor. Artık iki ayrı varlık değiliz. Günümüzün popüler psikolojik yaklaşımlarının çoğunun yetişkinler arası ilişkilerde ayrışmaya yaptığı vurgunun biyolojik açıdan akla yatkın bir tarafı yok. Bağımlılık bir gerçektir bir tercih ya da seçenek değildir. "