Her koyun kendi bacağından asılır, bu bir gerçek. Fakat her koyunun emniyeti evvela koyun sürüsünde ayrılmamaya bağlıdır. İlk gerçeğin etkisinde kalıp ikinci hakikati anlayamayanlar; dağılan sürüye dadanan kurtların diğer koyunları kemirişini izlerken dönüp dönüp kendi ayaklarına bakar ve kendilerini güvende bilip rahatlarlar.
Müslüman coğrafya, ayrı devlet, asker, siyaset, hukuk, ekonomi, gündem oluşturduğu son yüz yılda “her koyun kendi bacağından asılır” gerçeğine tek hakikat olarak saplandı kaldı. Siyasî ittihadın, ekonomik ve askerî birliğin, hissî ve kalbî vahdetin zaruretini büyük oranda unuttu ve dağıldı. Şimdi herkes dağılan bu sürüye dadanan kurdun parçalamaya çalıştığı kuzuyu izlerken, arada bir kendi ayaklarına bakmaktan gayri bir şey yapamıyor. Ah u vahtan öte, anlayış ve aksiyon tazelenmesine muhtacız…
Melikşah Sezen
Karanlıklardan çıkış için kurtuluş için ramazan?
Ölüme doğru koştuğu bu son çağlarda İslâm toplumu, tam ölmemişse ve hâlâ yaşıyorsa; bunu gelip gelip dirilten ramazanlara borçludur geniş ölçüde. Ve bir gün tam dirilecekse, bu da yine bir ramazanda başlayacaktır, ramazanlarla başlayacaktır.
Sezai Karakoç
“ALLAH'ım ben tanıyamam ama Sen tanırsın, ben bilmem ama Sen bilirsin, ben göremem ama Sen görürsün, ben yanılırım ama Sen yanılmazsın ben Senden yüreği samimiyetle sana bağlı olan, soframıza açların, yoksulların, fakirlerin, dinin derdinide konuşabileceğimiz, ayetleri, hadisleri okurken birlikte gözlerimizin yaşarıp o anı yaşarcasına empati kurabileceğim ve Sana hakkı ile kulluk yapmak için gayret eden bir eş nasip eyle” diye dua edermiş Saliha hanım efendi.
Efendi Hazretlerimizden (Kuddise Sirruhu) dua isteyen bir gence. Mahmud Efendi Hazretleri şu duayı öğretmiş: “ Ya Rabbi benim evleneceğim kişiyi Sen seç.”
ALLAH RESÛLÜ’NÜN AHİR ZAMAN ÜMMETİNE İKAZLARI
•
Hadis kitaplarında “Kitabu’l-fiten ve’l-melahim” başlığı altında ahir zamanda meydana gelecek bir kısım kötülük, ahlaksızlık ve fitneleri bildiren hadislere yer verilmiştir. Bunlara “kıyamet alametleri” de denilmiştir.
Bu hadislerde ümmet arasında ortaya çıkacak dinî ve siyasî alandaki bozulmalara, sosyal ve ahlaki çöküntülere, fitne ve fesatlara, anarşi ve kargaşalara karşı Müslümanlar uyarılmış ve bunlardan uzak kalmaları noktasında ikaz edilmiştir
Ayrıca söz konusu hadislerde bildirilen olayların günümüz hadiseleriyle birebir uyuşması, Allah Resûlü’nün nübüvvetini tasdik eder. Zira O, 14 asır önceden bu günleri görüp ümmetini bu tür olumsuzluklara karşı ikaz etmiştir.
Bu hadislerden şöyle bir mana anlamak da mümkündür: Eğer bu uyarılara kulak asmazsanız kendi kıyametinizi koparmış olursunuz; yani sosyal düzeniniz bozulur, siyasi yapınız dağılır, bağımsızlığınız elinizden gider vs.
🥀
Bu konudaki başlıca dikkat çekici hadisler şunlardır:
1. “Şiddetli bir şekilde yaklaşan fitne sebebiyle vay insanların hâline. İnsanlar mümin olarak sabahlar akşam kâfir oluverir. İnsanlar dinlerini küçük dünya menfaati karşılığı değiştiriverirler. İşte öyle zamanda dinlerinde sâbit kalabilenler ellerinde kor ateşi tutanlar gibidir”
🥀
2
. “Öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hain sayılacak, hâinlere güvenilecek. İnsanlardan şâhidlik etmeleri istenmediği halde şâhidlik edecekler, yemin etmeleri istenmediği halde yemin edecekler.” (Taberâni)
🥀
3. “Ben sizin dünya hırsıyla birbirinizle kapışmanızdan, birbirinizi katletmenizden ve sizden öncekiler gibi helâk olup gitmenizden korkuyorum.” (Müslim) “Ben asıl sizin dünyayı elde etmek için birbirinizle kapışıp kavga