Çınarın eli elimi kavradı. Parmaklarımız birbirine dolanırken ona baktım.
‘‘Bugün evlenmeyi bekliyor muydun?”
‘‘Ben seni gördüğüm ilk günden beri bunu bekliyordum.”
Bir kadının alacağı daha güzel bir cevap olamazdı herhâlde.
Çünkü insanın ailesine dargın olması hayattaki her şeyi değiştiriyordu. En sıcak günlerde bile kalbinin etrafında soğuk rüzgârlar dolanıyordu. Güneşe bakarken
kendini yağmurlu hissediyordun.
“Gazel sürekli senden bahsediyor. Her gün okuldan geliyor ya, ağzından ne çıktıysa biliyorum vallahi. Beş kez anlatıyor her şeyi.”
“Saçını örmemi istemesin diye uyarmışsın,” dedim aklıma gelince.
“Ayşegül’ün de hayatında kendine ait bir şeyler olmasın mı Ela Hocam? Önceden
ben toplardım saçını ama senin topladığına bir başka kıymet veriyor. Bir tek onun saçını yapıyorsun diyedir belki.”