hernevikitap

Puan vermedi·80 syf.··
2025 68. kitabı
Hayatı boyunca ruhsal sorunlar yaşayan,nöbetler geçiren,sinir hastalıkları hastanesinde kalan yazarın Kırmızı Çiçek öyküsü otobiyografik izler taşır.Akıl hastanesindeki bir adamın sanrılara karşı verdiği mücadele kadar kötülüklere karşı da verdiği mücadele anlatılır.İnsanın kötülük karşısındaki çaresizliğini vurgulayan öykü, dünyadaki kötülüğü yenmek isteyen adamın bu uğurdaki takıntısı etkileyici biçimde anlatılır.Öykü, yazarın bir süre evinde kaldığı Turgenyev ‘e ithaf edilmiştir. Semyon İvanov,katılıp döndüğü savaştan dolayı hasta ve bitkin bir adamdır. Vasiliy ise cılız bir adamdır. İkisi de demiryolunda hat bekçiliği yapar ve komşudurlar.Tanışmaları ardından yakınlaşırlar.Farklı düşüncelere sahip olsalar da haksızlığa uğrayan iki arkadaşın yaşadıkları ve doğru olanı yapmaya çalışan İvanov’un hikayesi İşaret öyküsünde anlatılır.Sonu etkileyicidir. Dört Gün öyküsü yine otobiyografik izler taşır. Yazar, Rus Türk Savaşı’na katılmıştır ve yaralanmıştır. Hastaneye yatırılır.Öyküde de yaralı halde ölmeyi bekleyen bir askerin düşünceleri anlatılır.Savaşın saçmalığını, annesini,öldürdüğü Türk askerinin annesini düşünürken günlerce hayatta kalma mücadelesi aktarılır. Gece öyküsü intiharını planlayan bir adamın gecesini anlatır.
Kırmızı ÇiçekVsevolod Garshin · Kapra Yayıncılık · 202338 okunma
Reklam

hernevikitap

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.··
2025 68. kitabı
Vsevolod Garshin
6.9/10 · 38 okunma
Puan vermedi·175 syf.··
2025 67. kitabı
Reşat Nuri Güntekin‘in kaleminin mizah yönüyle Değirmen adlı romanında tanışmıştım.Tanrı Misafiri kitabındaysa kaleminin mizah yönüyle olan yolculuğuma devam ettim. Tanrı Misafiri,toplumun birçok kesimini anlatan ve çoğu kısa olan hikâyelerden oluşuyor.Kitap genel olarak tebessüm ettirirken düşündüren hikâyeleri barındırıyor.Toplumun aksayan yönleri,devlet kurumlarının eskiyen yanları,içi boşaltılmış gelenekler ya da içine anlam katılmamış yenilik trajikomik biçimde aktarılıyor. Yazarın 1919 ile 1930 yılları arasında kaleme aldığı yedi hikâye kitabından biri olan, ilk olarak 1927 yılında yayımlanan Tanrı Misafiri hem anlattığı olaylar,hem konular,hem karakterler açısından çok geniş bir yelpazeye sahip.Aşk,yalnızlık ,fedakârlık,ihanet,üçkağıtçılık, menfaat gibi konuları işleyen hikayeler aslında toplumun sorunlarına değinen hikâyelerdir.İki farklı uçla ve bu uçlarda aşırılıkla yaşayanlara,birbirine zıt oluşumlara yer veren hikâyeler bazen abartılı karakterlerle işleniyor ve genelde sonları açık bir biçimde geliyor. Kâh diyalog üzerine kurulu kâh olaya dayalı hikâyelerin dili biraz ağır. Yazarı okumanın bize kazandıracak en önemli yanlarından biri Osmanlı’nın son dönemini Cumhuriyetin ilk yıllarını anlamamıza yardımcı olması.Çünkü yazar özellikle değişimle ya da eskinin hükmünün geçmesiyle ortaya çıkan durumların hem bireyin hem toplumun psikolojisindeki etkilerini yansıtıyor.Bunu da gözlemle yapıyor.Romanlarında da bireyin ve kitlenin psikolojisine eğilen yazar hikâyelerinde de bu ayrıntıyı kullanıyor. Kitaba adını veren ve kitabın ilk hikâyesi olan ve kitabın uzun hikâyelerinden biri olan,sosyal mesaj içeren Tanrı Misafiri, kadın erkek ilişkisiyle evliliği konu seçen,evliliğinde eşi dışında bir erkekten ilgi görünce eşine olan davranışları değişen kadını yansıtan
Tanrı MisafiriReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20132,297 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 66. kitabı
Yakın denilebilecek bir zamanda Erdal Öz ile Zülfü Livaneli dostluğunu anlatan,ağırlıklı olarak Zülfü Livaneli’nin tuttuğu mektuplardan da oluşan,edebiyat tarihinizin önemli bir dönemine ışık tutan Sazın Teli Koptu kitabını okumuştum.Erdal Öz ile ilgili okuduğum son kitaptı.Fakat Erdal Öz’ün ilk romanı olan Odalarda’yı henüz okumadığımı fark edip hemen okumaya başladım. Odalarda’yı okurken ve bitirdikten sonra aynı hissi duydum;ara sıra derin bir nefes alma ihtiyacı.Çünkü gayet dingin bir anlatım içinde birbirini tekrar eden,bir kısırdöngü bulunur. Yazarın aslında tam olarak okura hissettirmek istediği şeyin bu olduğunu düşünüyorum.Ayrıca romanın geçtiği Anadolu kasabasında akşamın erken olması,özellikle üç karakterin iç ve dış devinimlerinin tekdüzeliği kasveti ve bahsettiğim derin bir nefes alma ihtiyacını artırır. Annesi yeni ölmüş,hayli içine kapanık genç bir memur,baskıcı yapısıyla öne çıkan ve olduğundan daha yaşlı görünen,genç memuru şekillendirmeye çalışan bir adam ve evinin odalarını kiraya veren kocası kuduzdan yeni ölmüş bir kadın,romanın karakterleridir.Üçü de yalnızdır,üçü de birbirinin hayatında yer alır.Karakterler de tıpkı kasabada erken kararan hava gibi karanlıktırlar.Kasvet karakterlerin yapısından da artar. Annesini kaybeden genç adamın içinde bulunduğu durumlar,tüm karakterlerin yalnızlıkları romanın temelini oluşturur. Odasında ışıksız kalamayan,son iki aylık kirasını ödeyememiş,geçmişin görüntüleriyle boğuşan, annesinden kalanlarla ve anılarla baş etmeye çalışan,odasındaki eşyaları elden çıkartan genç adam,kahvede baskın bir adamla tanışır.Bu kişiyle tanıştığı dönemde ev sahibi genç memuru kiralık odasından çıkartmak üzeredir ve adam,genç memura kendi kaldığı evin bir odasını kiralatır.Ev dul bir kadına aittir. Romanda yer alan ilk oda memurun
OdalardaErdal Öz · Can Yayınları · 2011366 okunma