Bir dost sıcaklığının gerçekleşmeyecek özlemiyle kendi kendimi kahredip durmam gülünçtü. Yalnızlık bağımsızlıktır, yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştim. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi, yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük.
Tıraş sırasında kazaya uğrayıp canından olmanın zamanı gelip gelmediği sorusu üzerinde bile insanın telaşa kapılıp korku hissetmeksizin soğukkanlılıkla, sakin sakin düşünebileceği günlerden biriydi.
Ölüm korkusu her durumda, bir insanı kendi benliğinde olduğu kadar kendi dışındaki her şeyde, evet her şeyde de varlığını sürdürdüğüne dolayısıyla şahsen ölümünün kendisine çok fazla zarar vermeyeceğine ikna eden doğal -doğal ve bu yüzden safi hissiyata dayanan- metafizikten yoksunluğa kadar götürülebilir.