Şimdi ise içinde olabileceğim, gerçekten yürekten içinde olabileceğim insanların arasına yine giremeyeceğimi biliyordum. Giremiyordum işte. Beceremiyordum bir türlü... Başarısız olan bendim. Hep olduğu gibi yakışmayan, aykırı, yabancı duran bendim. Kimsenin suçu yok bunda.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Daima yardıma ihtiyacımız var, daima güçsüzüz. Böyle durumlarda ne kadar zavallı olduğunu daha iyi anlıyor insan. Altı üstü biri seni arasın istiyorsun. Ne hayati bir sorunun çözülmesi arzun, ne büyük bir servete sahip olmak. Basit, sıradan bir dilek; o anda dünya üzerinde çalan milyonlarca telefondan birinin de senin evinde olması. Ama onu bile beceremiyorsun.
O zamanlar anlamazdım, şimdiyse çok basit geliyor artık. İnsanlar sorumluluk duygularını yitirse de neyi yitirdiklerini asla unutamıyorlar. Bu unutamayış arızalı bir musluk gibi yaşadıkça içlerine damlıyor. "İyi ama ben de kendimce haklıyım." hissiyle yüklü milyonlarca damlacık büyük bir göl oluşturuyor yüreklerinde. Çamurlu, pis ve çalkalanıp duran bir su birikintisi. O zaman da bir çare bulmaları gerekiyor. Boğulmamak için, delirmemek için bir çare... Madem musluğu onarmak mümkün değil, hiç değilse suyu boşaltmanın bir yolu olmalı değil mi? Ama nasıl? Bir suçlu bularak elbette. Ona yüklenerek, onun ardına saklanarak.