bilal e. b.

bilal e. b.
@heveskaar
büz-i ahfeş... sınık / sinik... yeler oñmaz...
Âvâre
Eğitimsiz
5 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı

bilal e. b.

, bir kitap okudu
7/10
·155 syf.·
Beğendi
·
23 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2025 15:09
·
2025 5. kitabı
Viktor E. Frankl
8.2/10 · 51,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir Hayalin İnkisârı
5/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Açıkçası beni hayal kırıklığına uğratan bir şiir kitabı oldu. Saba'nın yazdığı onlarca şiirden gözümde ancak bir düzine kadarı şiir değerinde. Yazdığı şiirlerin çok azında şiirsellik hissedebildim. Bazen "Ne yani, şiir mi bu?" diye oldukça sakil düşüncelere boğuldum. Belki de ben hissedemedim ama Saba'nın şiirlerinin ancak bir düzine kadarında şiirsellik parçacıklarının bulunduğunu itiraf etmeliyim. Şiirlerinde müzikalite nâmına pek fazla bir şey duyumsayamadım. Saba'nın şiirleri bana oldukça "yavan" geldi. Güzel şiirleri yok değil, burada genel bir bakış açısıyla bahsediyorum. Şiirlerin konuları hep aynı, aynı konular üzerinde pervane olup durmuş ve sonunda kaybolmuş... Saba'nın şiirleri bir anı defteri gibi... Anılar, çocukluk, aile, anne baba... İyi ki ailen varmış dedim en sonunda. Ölüm konusu bir Cahit Sıtkı kadar baskın değil. korkuyordu(?). Saba'da böyle -ağır- bir korku yoktu. Beklediğim kadar iyi değildi. Artık "Nereden başladım buna?" diyerek hızlı hızlı okuyup bitirmeye can attım. Beni çok sıktı çünkü. Şimdi Ziya Osman Saba'nın şiirine böyle söyledim diye bana tehâcüm edenler çıkabilir: Ancak ben okurum... Belki şu ân benim için pek bir şey ifade etmeyen bu şiirler ilerleyen zamanlarda tekrar okuduğumda o zamanki donanımımla daha çok hoşuma gidebilir... Bakalım, sorun bende miymiş, Orhan Seyfi Orhon Bey'in şiirlerinde görmüş olacağım.
CümlemizZiya Osman Saba · Can Yayınları · 2017612 okunma
Rubai, yiğidin harman olduğu nazım şekli.
9/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 16:44
X, ya da kadim ve mahut nâmıyla Twitter diyarının muhterem şahsiyetlerinden elfakiyr'in salık vermesiyle başladım rubaiye. Önce Hayyâm'ın Rubaileri'ni okudum. Sonra Arif Nihat'tan Kova Burcu... Daha sonra Türkçe Hayyam diye bir antoloji geçti elime, onlarca şairden Hayyam rubailerini çeviri... Geçen gün Yahya Kemal Bey'den okudum rubailer, şimdi de Ümit Yaşar Oğuzcan'dan... Aralarında açık ara Ümit Yaşar Oğuzcan sivriliyor. Rubaîde üç şey ararım: selâset, vuzûh, tabiiyet... Rubaînin kendine has bir ezgisi, bir vezni vardır. Salçalı makarnayı salçasız yiyebilmek kabil midir? Yoğurtlayıp yiyebilirsin, ancak, bu seferde salçalı makarna yemiş olur musun? Teşbihim belki saçma olmuş olabilir, ama, kulağı arûzu duyabilenler, onu hissedebilenler beni gâyet iyi anlayacaklardır. Rubaide, selâsetin muktezâsı da evvelâ vezinle başlıyor. Devamında, şiirin vezne uygunluğu, sözcüklerin vezne uygunluğu ve de konunun vezne uygunluğu... Bir akıcılık olmalı rubaide... Zorlanmamalı, zorlama sözcükler, ifadeler hatta konular bulunmamalı. Vuzûh, yani açıklık. Evet, rubaiyi rubaî yapan en önemli şartlardan birisi vuzûh, yani açıklık. Konuyu açık, anlaşılır bir dil ve üslupla dile getirebilmek oldukça önemli. Hayyâm'ı Hayyâm yapan da işte bu vâzıh dil ve üslûbu. Rubaî; kimsenin el atamadığı, dil uzatamadığı konularda kanat gererek süzüle süzüle uçmanın adıdır. 4 mısraya, yeri gelir bir âlemi, yeri gelir 70 bin âlemi sığdırmanın adıdır. Rubâî, bir tecrübenin ürünüdür. Düşüncelerin, yıllarca bir imbikten süzülüp 4 mısrada terennüm etmesinin adıdır rubaî; sözcüklerin, yıllarca altın bir tepside ayıklanıp bir ezgiyle dile yansımasının adıdır. Son olarak tabiiyet, yani doğallık. Evet, aslında selâset ve vuzûh, tabiiyeti kapsıyor gibi: Rubai doğal ve samimî olmalı. Sıkılmamalı ki sıkmasın. Bir
Rubailer DörtlüklerÜmit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 20081,859 okunma