Zavallı cansız kuru yapraklar... Ama hala ölü sayılmazlar bence. Kendilerini kimsesiz ve ümitsiz hisetmelerine yetecek kadar küçük bir yaşam enerjisi kalmış içlerinde. Onları umursamayan, sadece acımasızca onlarla oynayan, kalan dayanma güçlerini kırmaya çalışan rüzgarın her çağrısına kulak kabartıp tepki veriyorlar. Sıra dışı gün batımının loşluğunda onları izlerken, onlar için üzüldüğümü ve onları rahat bırakmayan hırçın rüzgara öfkelendiğimi hissettim. Neden onlar ve ben... Yanınızdan geçip giden arzunun tutkulu nefeslerine karşı kayıtsız kalamıyoruz?