Jack London'ın Martın Eden romanı aslında bireyin kendi gücüyle yükselme çabasını anlatan ama sonunda çok trajik bir yere bağlayan güçlü bir hikaye. Jack London Martın üzerinden bireycilik, kapitalizm ve sınıf çatışmasını sorgular.
Martın Eden aslında Jack London'ın kendi hayatından izler taşır. O da alt sınıftan gelen, kendi kendini yetiştiren ve edebiyatla yükselen biriydi. Bu nedenle roman, hem kişisel bir hesaplaşma hem de toplumsal bir eleştiri niteliği taşır. Kitabı okurken, insanın emeğiyle nereye kadar yükselebileceğini, ama aynı zamanda yalnızlığın ve yabancılaşmanın insanı nasıl tüketebileceğini çok güçlü bir şekilde hissediyorsun.
Kısacası Martın Eden, bir aşk hikayesi gibi başlasa da aslında bireyin toplumla, sınıf farklarıyla ve kendi idealleriyle çatışmasının romanı. Bu aşk Martın için sadece bir duygu meselesi değil, aynı zamanda hayatta yükselmenin, bilgi edinmenin ve sınıf atlamanın sembolüne dönüşüyor.