6/10
·216 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 00:00
Ayfer Tunç sanki Pluribus Carol gibi yazdıklarından nefret ediyormuş da yine de aşırı aşırı sattığı dolu dolu okunduğu için para kazanmaya devam etme gayretiyle çirkin bir itici güçle yazıyor gibi hissettim bu kitap özelinde, dağınık, zaman kaymalarına başı sıkıştığında başvuracak kadar savruk, bütün bunların yanında okumakta hiç zorluk yaratmayan akıp götüren bir hikâye oluşturmuş ama ne yalan söyleyeyim kitap yazma cesaretimi bulduracak kadar basit şikayetler üzerine kurmuş öyküsünü. Basit derken anlamsız ve çözümsüz demiyorum aksine iyi ki söz ediyor kadınların üstündeki ezici baskıdan ve bundan doğan başını alıp gitme tavrından hatta umarım örnek olur da "hayır, istemiyorum, uzak dur" gibi ifadeleri daha sık, daha kolay duyabiliriz başta kadınlardan sonra zorla çirkince bi hayatı yaşamaya mahkûm edilen her insandan. Keşke yaratıcı odağımız bu kadar temel sıkıntılarımız üzerine değil de hiç bilmediğimiz konularda ufuk açmak üzerine olsaydı diyorum bazen. Bu her gün karşımıza çıkan yığınla sorunlu, sorumlu halimiz bile tekrara düşünce sıkıyor ama Türkiye evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor, ne yazık ki. Menfur : Arapça kökenli (manfūr) bir sıfat olup, nefret edilen, tiksinti uyandıran, iğrenç ve sevilmeyen anlamlarına gelir. Kâgir ev : taşıyıcı duvarları taş, tuğla, briket, beton veya kerpiç gibi yanmaz, mineral esaslı malzemelerden inşa edilen dayanıklı yapı türüdür. Yığma ev işte, görselden bakınca heiii dedirtiyor, bunun adı kâgir miymiş? Kartela : özellikle tekstil, boya, mobilya ve inşaat sektörlerinde ürünlerin renk, doku, desen ve kalite çeşitlerini küçük örnekler halinde bir arada sunan görsel sunum aracı veya katalogdur. Bu kelime güzelmiş bak işte, öyle farklı çeşitleri bir arada sunan yelpaze gibi görünen türleri
Kuru KızAyfer Tunç · Can Yayınları · 20237,9bin okunma
Çevirisini aşağıya koyarım. Keyifli okumalar dilerim
Puan vermedi·130 syf.·
2023 44. kitabı
Gelek dem bû ku min nenivîsandibû. Di demên dawîn de hişê min ji ser serê min çûbû û boyaxa pênûsê min bi awayekî hişk bûbû. Min jî xwest ez xwe berhev bikim û binivîsim (Tiştek din; Berî ku em dest bi vegotinê bikin, ez dixwazim bibêjim ku ev pirtûk ne pirtûkeke kurdî ye. Eger ne bi kurdî be gêje, çima te ev nivîs nivîsand? Carna hinek tişt bi zimanê xwe çêtir tê gotin, eger ne wisa be ev tiştên di dilê min de derdikevin derve. Ez ê hem ezmûnekê bibînim û hem jî ez ê tiştên ku ez fêm dikim ji kesên ku xwendin û fêm kirine re baştir bibêjim.) -Baş e, baş e, em niha werin ser xalê, zêde mejî reş neke.- Ji ravekirina naveroka pirtûkê qet hez nakim. Min biryar da ku ez vê beşê li ser sê qonaxan dabeş bikim. 𝟏-) 𝐊𝐮 𝐣𝐢 𝐦𝐢𝐧 𝐫𝐞 𝐯𝐞𝐝𝐢𝐛ê𝐣𝐞 𝟐-) 𝐙𝐢𝐦𝐚𝐧 𝟑-) 𝐃𝐚𝐰î: 𝐃𝐢𝐣𝐰𝐚𝐫, şî𝐫î𝐧, 𝐜𝐚𝐫𝐚 𝐝𝐚𝐰î, 𝐩êş𝐧𝐢𝐲𝐚𝐫𝐚 𝐩𝐢𝐫𝐭û𝐤 û 𝐦𝐮𝐳î𝐤ê 𝟏-) 𝐊𝐮 𝐣𝐢 𝐦𝐢𝐧 𝐫𝐞 𝐯𝐞𝐝𝐢𝐛ê𝐣𝐞; Carinan mirov dixwaze xwe berde, xwe ji strana ku di serê xwe de lê dide dûr bixe û piçekî biqîre. Bi rastî, ji bo ku giraniya jiyana ku dijî, nebe bar li ser dilê wî... Ji ber ku niha derfeteke wiha li ber destê min nîn e, ez dixwazim bi rêça xwe wekî pirtûkekê biçim rêwîtiyek lihevhatî. Ez di xew de me. Xeweke kûr. Ez li cihê ku ez di xewna xwe de dixwazim me. Her tişt wekî ku ez dixwazim. hewa ewrayî; Ba diherike, dar bi ba re direqisin... Ez xwe wek kevokekî azad hîs dikim. Ez li serê çiyayekî aram dimeşiyam ku bi dengê xwe biqîrim, dema ku ji min dûr ket, li binê çiyê zilamek xuya bû, mîna ku min berê ew dîtibe û tam nayê bîra min. Ew bi porê xwe yê ku li gel bayê di hewaya ewrayî de lê dixe, temaşe dike, mîna ku bi hêrsek nenas di nav valahiyê de diherike. Mîna serhildana li dijî jiyanê ye. Ez li wî diqîrim. Ew nêzîkî min dibe ku min nas dike... Her ku em nêzikî hev dibin, mîna ku dîwaran di navbera me de deynin, em hinekî din dûr
Analiz
FenomenGürkan Uğur · Perseus Yayınları · 202342 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·560 syf.··
2021 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2021 18:55
İnsan Denen Canavar Kaos Yürüyüşü serisinin üçüncü kitabı. Aynı zamanda açık arayla serinin en iyi kitabı. Spoiler vermemek için genel olarak seriden bahsedeceğim. Bu bir bilim kurgu serisi, dünya artık yaşanılamaz hale geldiğinde insanlar yeni gezengenleri araştırmaya başlıyor ve kolonilerle dünyadan ayrılıyorlar. İlk koloni dünyaya çok benzeyen bir gezegene iniyor fakat arada farklar var. Bu gezegende hiçbir şey gizli değil. Herkes birbirinin düşüncelerini duyabiliyor. Bir anda bu duruma düşen koca bir topluluğun arasında bölünmelerin ve patlak veren sorunların olmaması imkansız elbette. Todd Hewit, on üç yaşına basmak üzere olan, sadece erkeklerin yaşadığı katı kurallarla yönetilen bir kasabada yaşayan bir çocuk. Bir grup yerleşmcinin gezegenin en uzak ucunda kurduğu, kadınları aralarından attıkları bir kasaba burası. Kasabadaki en genç kişi Todd ve on üçüncü doğum gününde içeriğini bilmediği bir erkeklik törenine girecek. Fakat onu büyüten iki adam doğum gününe az bir vakit kala Todd'a kasabayı terk etmesi gerektiğini söylüyorlar. Bildiği her şeyin yalan olduğunu ve erkeklik töreninden kaçması gerektiğini anlatıyorlar. Ve kasabanın yöneticisi Reis Prentiss Todd'u almaya silahlanarak geldiğinde, Todd kaçıyor. Yolda karşı cinsten birine ilk kez rastladığında, kendi yaşlarındaki Viola'yla karşılaştığında ve onun da birilerinden kaçtığını anladığında bu iki çocuk birbirlerine yoldaş oluyorlar. Böylece müthiş bir macera başlıyor. Umut Bıçağı ilgi çekici ve merak duygusu yüksek bir kitaptı. Bu tarz kitaplarda ana karakterler hep dünyanın kaderini değiştirecek çok genç kişiler olurlar ve bazen başardıkları şeylerle yaşlarının arasındaki uyumsuzluk çok sırıtır. Todd ve Viola birer çocuktular. İçlerinde umudu ve iyiliği taşıyan, yalnızca barışı arzulayan çocuklar.
İnsan Denen CanavarPatrick Ness · Yabancı Yayınları · 2020248 okunma